15 Aralık 2007

karanlıkta parlayan kırmızı kediden korkmayan fare

daha önce buzdolabında rahat dursun diye küp karpuz yapan japonlar (normal karpuz bilindiği üzere oldukça haşarıdır ve buzdolabının altını üstüne getirir.) şimdi de kediden korkmayan fare modeli geliştirmiş. genleri ile oynanan fare, kediden korkmuyormuş.(ntvmsnbc)
benzer zamanlarda güney kore'de çalışmalar yapan bir grup araştırmacı da, karanlıkta (ama ultraviyole ışınlar altında) kırmızı parlayan ankara kedisi "yapmışlar". işte onun haberi de şu bağlantıda: ntvmsnbc
bir de dört sene falan kalmış; kutuplardaki tüm buzun erimesine.
on yıl kadar sonra gezegenimizin asıl imalatçıları fareler*, bir gece vakti dünyaya geldiklerinde okyanusta yüzmekte olan küp karpuzlara tünemiş kırmızı ultraviyole ışınlar saçan ankara kedileri ile karşılaşacaklar belki de?
ne saçma bir final!

*
"dünyalı, üzerinde yaşadığınız gezegen farelerce ısmarlanmış, parası farelerce ödenmiş ve farelerce işletilmekteydi. yapılma amacına ulaşılmasından beş dakika önce yok edildi. böylece bir yenisini yapmak durumunda kaldık."
yalnızca bir kelime ulaşmıştı arthur'a.
"fareler mi?" dedi.
(...)
"korkarım ki üzerinizde deneyler yapıyorlardı."
arthur bir süre düşündü bunu sonra yüzü aydınlandı.
"ama hayır," dedi, "yanlış anlaşmanın kaynağını buldum. hayır, bakın, gerçekte biz onlar üzerinde deney yapıyoruz. genellikle davranış araştırmalarında kullanılırlar, pavlov ve bunun gibi şeyler. yani olan şey, farelerin bütün deneylerden geçmesi, zilleri çalmayı öğrenmeleri, labirentlerde koşturmaları ve öğrenme sürecinin bütün doğasının araştırılabilmesini sağlayacak şeyler yapmalarıdır. davranışları üzerindeki gözlemlerimizden kendimiz hakkında her tür..."
arthur'un sesi kesiliverdi.
"böylesi bir ustalık..." dedi slartibartfast, "hayran olmamak elde değil."
"ne?" dedi arthur.
-->douglas adams, her otostopçunun galaksi rehberi, sarmal yayınları, s:168-169 )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme