24 Aralık 2007

mulholland drive 1

david lynch'in, lost highway kadar etkileyici bulmadığım ama ondan daha önemli olduğunu düşündüğüm mulholland drive filmini kare kare yorumlamaya ve film üzerinde geyik yapmaya karar verdim. aslında sadece bir post yazacaktım; ama film için birkaç ekran görüntüsü almaya başladığımda, üzerine "bıdı bıdı" yapılacak bir dolu şey olduğunu fark ettim. bu saçma ve gereksiz işi ne kadar devam ettirebileceğim bilmiyorum. şimdilik 54 kare hazır...
yani elbette bir dolu film var mesela "big lebowski" üzerine de kare kare geyik yapılabilir? bilmiyorum; ama heralde lebowski gibi "düpe düz olmasıyla muhteşem" bir film yerine bunun gibi "kapalı mavi kutu" bir film daha çekici... yani üzerine konuşmak açısından; yoksa "bir adaya düşsen yanına alacağın üç şey" bakımından, lebowski'yi tercih ederim.
neden böyle bir şey yapıyorum elbette ki de tüm gezegende olan biten her şeyin kökeninde yatan şey yüzünden: sıkıntı...
ya da eğlenme isteği?
her ne haltsa; benim topum, böyle oynamak istiyorum...
"bu ne ya ne filmi ki bu nedir yani" diyeceklere de, "aman ya bin yıllık film ne gerek var nedir bu dikkat çekme çabaları" diyeceklere de bir lafım yok. ama öyle değil tabii...


böyle:



"a film by david lynch" yazısının hemen ardından bu "çılgın" görüntülerle açılıyor film. dans eden (hepi topu dört çift var sanırım) amerikan gençliği... "blue box" (mavi kutu) tekniği ile ilk defa karşılaşan biri herhalde böyle bir şey çekerdi. bir süre bu dansı izliyorum ve çılgınlar gibi eğlenen ama zamandan ve mekandan bağımsız görünen (müzik, kıyafet ve saç modelleri altmışları vs çağrıştırsa da) bu amerikan gençliği görüntüleri bana "hollywood budur" diyor.



zaten üst üste bindirilmiş görüntüler üzerine bir de bulanık belli belirsiz bazı görüntüler ekleniyor. müziğe karışan boğuk bir ses kütlesi ile beraber, iki çok mutlu çirkin ihtiyarın arasında çok mutlu bir kadın beliriyor...biraz biraz... bu iki ihtiyar ortadaki kızın annesi babası değil; bu daha sonra anlaşılıyor. (daha sonra anlaşılıyor diyecek olduktan sonra aslında bir sürü şey söylenebilir ya)



zamandan mekandan bağımsız "kudurmuş gibi" danseden gençlik görüntüsü üzerinde hayalet gibi beliren ve iki ihtiyarın bir süre yok olmasıyla yalnız kalan "çok mutlu" kadının bir ödül töreninde, sahnede olduğu; bu yüzden çok mutlu olduğu, gelen seyirci sesinden anlaşılıyor. bire on bahse girmeye gerek yok; bu kadın "en iyi kadın oyuncu" ödülünü alıyor. kendisi bir hayal dünyası (sinema-no banda) üzerine kurulan bir hayal (düş-istek) elbette.





arkadaki "klasik" amerikan tarzına dair görüntüler kaybolurken david lynch'in "avrupai" filmi başlıyor. arada kalan hayal (ödül, başarı, bu başarıyı paylaşan ihtiyarlar) yavaş yavaş ait oldukları yere, diana (Naomi Watts) isimli arıza hatunun zihnine ve onun yastığına düşmek üzere olan başına yerleşiyorlar. kamera, diana'nın başı; kasvetli odasında yatağa geçişini ve başını yastığa koyuşunu, onun gözüyle görmemi sağlıyor. diana kızgın, yorgun ve aşk acısı çeken biri. oldukça da uykusu var.

ikinci bölüm

3 yorum:

  1. zihinde biriken bir dolu soruyla sinemadan çıkmayı sağlayan böyle filmleri seviyorum. göndermeleri, geçişlerini takip etmesi zevkli, yönetmen görmemiz için hangi sahnede hangi detayı bırakmış, diye her izleyişte farklı bir şey yakalamaya çalışmanın eğlenceli olduğu filmlerden bir... her şey normal bir filmmiş gibi ilerlerken, ikinci yarıda nasıl da zaman çizgisini bir anda kaybedip, sanki gerçeklik ayaklarımızın altından bir anda kayıp gitmiş gibi duyumsatıyordu.

    silencio, enteresan bir mekândı. sonra, adam kesher’a kovboyun: “eğer işini yanlış yaparsan beni bir kez daha göreceksin. doğru yaparsan beni iki kez daha göreceksin.” demesi mevzusu var, kaç kez gördük kovboyu... üzerinde uzun uzun konuşulacak bir konu : ) umarım sıkıldığınız başka bir anınızda, filmden başka kareler aktarıp, ayrıntıları not düşmeye devam edersiniz.

    bu arada, rss'ten takip ettiğim için, ters meditasyon'un görünümünün değiştiğini yeni fark edebildim. bu hâli çok daha iyi olmuş : ) yeni yılınız kutlu olsun, şimdiden. mutlu yıllar...

    YanıtlaSil
  2. bu yorumu yapan arkadastan bir istirhamım var.. gerçekten süper.. tebrik ederim.. devamaını yazacakmı.. merakla bekliyorm..

    YanıtlaSil
  3. ben 2 kere seyrettim.. daha doğrusu inat ettim.. bir çok yerde filmin analizini okudum.. ama siz başarılısınız.. burdaysanız kriterini yapabiliriz :)

    YanıtlaSil