06 Haziran 2008

aramızdaki dış dünyalılara yönelik yayınlar

teletabi'ler (teletubbies) yayınlanıyordur ve kanallar arası atlayıp dururken, işte o yayını yakalarsın: kumanda televizyona doğrultulmuş şekilde donakalırsın ve tanımlayamadığın bir süre sonra kendine gelirsin. bu durum bana olmuştu, hem de bir iki defa! üç beş (ya da toplamı) yıl kadar önce... teletabi'ler benim televizyon dünyasında gördüğüm en garip şey! onları dünya dışı ve kötü niyetli birilerinin hazırladığını düşünüyorum.

yine de açsan telefonu, istesen bbc kanal sorumlusunu, "ne bu be!" desen, "bebek kıvamındaki çocuklar için hazırlanmış bir program olup, renkler, bazı rakamlar gibi temel ama çok basit şeyler hakkında bilgi verirken eğlendirmeye yöneliktir" gibi bir şey söyler... (hem de ingiliz ingilizcesiyle! "ne bu be!" kısmı tamam da adamın dediklerinden pek bir şey anlamayacağım kesin. kendi adıma...)

yani bir şekilde halledersin, "televizyon programı işte" der geçersin. ancak hemen aşağıdaki mcdonalds (japon) videosu konusunda tüm beyin hücrelerim geçersiz işlem yürütüyor! bunu izler izlemez aklıma yıllar önce bir arkadaşımdan iki doksanlık kasete (raks-cabrio) çektiğim ve yıllarca koruduğum cyberdrome kasetlerim geldi... o zamanlar heavy-metal ağırlıklı müzikler dinleyen bir kişi olduğumdan, dehşet verici, çok garip, dünya dışı gelmişti bana oradaki şarkılar... şimdi bile bir çok bünye için fazlasıyla sert kaçar. (gerçi nerden bulacaksın da dinleyeceksin...) (soulseek ile bulunuyor...)

yaklaşık beş dakika süren bu videoyu tam olarak izledim itiraf ediyorum ama gerçekten şaşkınlıkla izledim. bazı filmlerde falan olur ya (clockwork orange, lost vs), eli kolu bağlı birini bir ekranın karşısına koyarlar, öyle de değil, kolamı yudumlayarak izledim...

ikinci video da başka frekansta hasta bir ruhun eseri ama en azından mizah var, yaratıcılık var... bu videoyu hazırlayanın cyriak.co.uk isimli sitesinde ayrıca bir dolu garip gif animasyon bulunuyor.





3 yorum:

  1. Yazılımla ile uğraştığım için çoğu kez sabahlıyorum, sabaha doru televizyon açıp, karşısında uyuya kalabilmek için tv kanalları arasında dolaşıyorum ve devamlı şu yazınızda bahsettiğiniz teletabiler karşıma çıkıyor, onlara anlamsız anlamsız bakıyorum sizin gibi, bunlar ne yapmaya çalışıyor diye merak içerisinde programlarının sonuna kadar izliyorum.Açıkcası teletabi gibi programlar beni korkutmuyor değil.Acaba bilinçaltına ne gibi çizik atmak için uğraşıyorlar diyorum.Belkide teletabi ABC kanalında yayınlanıyor,böyle birşey olsa kesin birileri yakalar ve program yayından kaldırabilir diyorum ama, bu düşüncemi, maymunlar cehenneminini film afişindeki mantık yıkıyor.Maymunlar cehenneminin film afişindeki ibneliği yıllar sonra birileri söyledi ama yıllar sonra.Ben genede bu mantıkla, teletabi gibi programların ve altta göstermiş olduğunuz Mc donald's reklamında bi bit eniği var diyerek yarıda kestim,izlemedim.Bilinçaltımın, reklam ve mesaj çöplüğüne dönmesini istemiyorum..

    YanıtlaSil
  2. 2. video ne kadar güzel olmuş. Ama Mcdomalds karakterli video kabus ötesi. Bunu yapanın zihniyetine...

    Yıllar önce canlı telefon bağlantısında aşağıdakileri söyleyen o çocuk gibiyim.

    -Tolga Abi, Hugo'nun da a... k..., senin de a... k...

    Yalnız benim burada a... k... istediğim şey videodan çok o teletubbie denen kıyamet alametleridir.

    YanıtlaSil
  3. Digitürk kanallarında (bilenler bilir) Baby Tv ve şimdi yeni Baby First kanalları var. Bu kanallarla da ilgili bir kaç tezim var, hazır siz bu yazıyı yazmışken paylaşayım dedim.

    Bu kanalların hipnotize etkisini zapping yaparken fark ettim. Ben ki çok hızlı zapping yaparım nedendir bilinmez Baby Tv'de 5 ile 15 dakika arasında kitleniyorum. Ancak öyle böyle bir kitlenme değil bu, izliyorum...

    "Merhaba kazak!"
    "Kazak!"
    "Beyaz kazak!"
    "Hoşçakal kazak!"

    Kanala rastladığım anda bedenim etkisiz hale geliyor. Elim, kumanda ile birlikte yanıma düşüyor, gözlerim büyüyor, [özür dileyerek] nedensiz bir salya ağızımdan akıyor. Beyin sürekli "Peri Şan değiştir şu kanalı" dese bile elim kumandanın kanal değiştirme tuşuna gitmiyor... Gidemiyor.

    Yalnız bende olduğunu zannettiğim bu bedensel kitlenmeyi test etmek için önce annem ve babama izlettim kanalı. Hani ne tepki gösterecekler diye beklerken karşımda iki mumya buldum, değiştirmeye kalktığımda ise babam "dur dursana! o top nereye gitti bir görelim" dedi... Testime arkadaşımla devam ettim, tam tamına 55 dakika "Little Chick" adı bir kuşun ortalarda gezinmesini seyrettik.

    Kısaca yalnız değiliz. Dış mihraklar böyle programlarla bizim beynimizi ele geçirmeye çalışıyor olabilirler. Bu savımı da geceleri yayınlanan acaip renk cümbüşleri kanıtlıyor.

    Sevgiyle

    YanıtlaSil