teletabi'ler (teletubbies) yayınlanıyordur ve kanallar arası atlayıp dururken, işte o yayını yakalarsın: kumanda televizyona doğrultulmuş şekilde donakalırsın ve tanımlayamadığın bir süre sonra kendine gelirsin. bu durum bana olmuştu, hem de bir iki defa! üç beş (ya da toplamı) yıl kadar önce... teletabi'ler benim televizyon dünyasında gördüğüm en garip şey! onları dünya dışı ve kötü niyetli birilerinin hazırladığını düşünüyorum.
yine de açsan telefonu, istesen bbc kanal sorumlusunu, "ne bu be!" desen, "bebek kıvamındaki çocuklar için hazırlanmış bir program olup, renkler, bazı rakamlar gibi temel ama çok basit şeyler hakkında bilgi verirken eğlendirmeye yöneliktir" gibi bir şey söyler... (hem de ingiliz ingilizcesiyle! "ne bu be!" kısmı tamam da adamın dediklerinden pek bir şey anlamayacağım kesin. kendi adıma...)
yani bir şekilde halledersin, "televizyon programı işte" der geçersin. ancak hemen aşağıdaki mcdonalds (japon) videosu konusunda tüm beyin hücrelerim geçersiz işlem yürütüyor! bunu izler izlemez aklıma yıllar önce bir arkadaşımdan iki doksanlık kasete (raks-cabrio) çektiğim ve yıllarca koruduğum cyberdrome kasetlerim geldi... o zamanlar heavy-metal ağırlıklı müzikler dinleyen bir kişi olduğumdan, dehşet verici, çok garip, dünya dışı gelmişti bana oradaki şarkılar... şimdi bile bir çok bünye için fazlasıyla sert kaçar.(gerçi nerden bulacaksın da dinleyeceksin...) (soulseek ile bulunuyor...)
yaklaşık beş dakika süren bu videoyu tam olarak izledim itiraf ediyorum ama gerçekten şaşkınlıkla izledim. bazı filmlerde falan olur ya (clockwork orange, lost vs), eli kolu bağlı birini bir ekranın karşısına koyarlar, öyle de değil, kolamı yudumlayarak izledim...
ikinci video da başka frekansta hasta bir ruhun eseri ama en azından mizah var, yaratıcılık var... bu videoyu hazırlayanın cyriak.co.uk isimli sitesinde ayrıca bir dolu garip gif animasyon bulunuyor.
yine de açsan telefonu, istesen bbc kanal sorumlusunu, "ne bu be!" desen, "bebek kıvamındaki çocuklar için hazırlanmış bir program olup, renkler, bazı rakamlar gibi temel ama çok basit şeyler hakkında bilgi verirken eğlendirmeye yöneliktir" gibi bir şey söyler... (hem de ingiliz ingilizcesiyle! "ne bu be!" kısmı tamam da adamın dediklerinden pek bir şey anlamayacağım kesin. kendi adıma...)
yani bir şekilde halledersin, "televizyon programı işte" der geçersin. ancak hemen aşağıdaki mcdonalds (japon) videosu konusunda tüm beyin hücrelerim geçersiz işlem yürütüyor! bunu izler izlemez aklıma yıllar önce bir arkadaşımdan iki doksanlık kasete (raks-cabrio) çektiğim ve yıllarca koruduğum cyberdrome kasetlerim geldi... o zamanlar heavy-metal ağırlıklı müzikler dinleyen bir kişi olduğumdan, dehşet verici, çok garip, dünya dışı gelmişti bana oradaki şarkılar... şimdi bile bir çok bünye için fazlasıyla sert kaçar.
yaklaşık beş dakika süren bu videoyu tam olarak izledim itiraf ediyorum ama gerçekten şaşkınlıkla izledim. bazı filmlerde falan olur ya (clockwork orange, lost vs), eli kolu bağlı birini bir ekranın karşısına koyarlar, öyle de değil, kolamı yudumlayarak izledim...
ikinci video da başka frekansta hasta bir ruhun eseri ama en azından mizah var, yaratıcılık var... bu videoyu hazırlayanın cyriak.co.uk isimli sitesinde ayrıca bir dolu garip gif animasyon bulunuyor.
3 yorum: