03 Haziran 2008

fani dövme baki dövme

müzeleri çok seven bir insan değilim, ya da sevip sevmediğimi bilecek kadar çok müze gezmedim. kişide, "sıkılır mıyım acaba?" endişesi oluyor; işte çanak çömlek, bin beş yüz yıl öncesinden kalma kuş ibiği, falan filan... herkesin ilgisini çekmemesi şaşırtıcı değil. ancak sakin bir kafayla ve belki yanında bilgili biriyle (benim öyle bir şansım olmadı) gezsen sıkılmadan saatlerini harcayabilirsin.

aslında tek tek şeylerden öte kalıntılar daha fazla etkiliyor beni. illa süslemeli gösterişli şeyler olması gerekmiyor, eski olduğunu bilmem yeterli. bilmem kaç bin sene öncesinden kalma bir duvar örneğin... o duvarın önünde ta o zamanlar ciddi ciddi konuşan, kavga eden, dedikodu yapan, o duvara işeyen insanlar aklıma geliyor: duvar öylece duruyor o öylece duruken binlerce yıl binlerce insan o civarda binlerce şey yapıyor ama sadece duvar kalıyor. duvarın dibinde bu tür salak sepet şeyler düşünmek hoşuma gidiyor.

antalya müzesi özellikle heykeller ve lahitler bakımından beni oldukça etkiledi. ama daha bir çok şey var: işte çanak çömlek (illa ki), çok ilkel aletler, takılar, defineler, şunlar bunlar... hele bir de yanınızda gördüklerinin gerçek (sahici) olduğuna bir türlü inanmayan biri ("yok o kadar eski değildir bunlar") ya da türk kültürüne ait kısımları gezerken "al işte, bundan bizim evde de vardı; hatta şundan da teyzemde vardı" diyen bir kişi (anne) varsa ayrıca keyifli olabiliyor.

garip bir yanılsama ya da önyargı, gerçekten de "nasıl yapmışlar ta o zaman" diye şaşırdığın şeylerin bir kısmının da çanak çömlek olması ne garip? yani adamlar tamam muazzam heykeller yapmışlar, "vay bee" diye şaşırıyorsun e peki o salak küçük aletlere, çanak çömleğe neden şaşırıyorsun? o kadarını da yapsınlar artık. yine de kendini şaşırırken buluyorsun işte.

























fotoğraflar : nil mısırlı

not 1) antalya müzesinin bir internet sitesi olmalı.
not 2) bu aralar başlık bulma sorunları yaşıyorum.
not 3) fotoğrafların altına bilgi de yazmak isterdim ancak müzeyi gezerken "yav ben bu gördüklerimi anlatayım" diye düşünmedim o yüzden not falan almadık. konuyla ilgili belki buradan ya da bir azimle buradan bilgi edinilebilir.
not 4) tabii ki de fotoğraflar üzerlerine tıklandığında kocaman açılıyor, hem de başka pencerede (sekmede?)

2 yorum:

  1. Antalya Müzesi'nde Tanrıça Artemis'in de bir heykelinin olması gerekir. Çektiyseniz fotoğrafını rica edebilir miyim?

    YanıtlaSil
  2. evet tanrıça artemis'in de heykeli var müzede ancak çektiğimiz az sayıdaki fotoğraf arasında o yok...
    yazıda da dediğim gibi, aklımda müze ile alakalı bir yazı falan yoktu, o yüzden neredeyse hiç görüntü almadım.
    aslında tatile ve kafa dağıtmaya gelmiş olan arkadaşım da (ne iğrenç bir insanım, tutuyor müzeye götürüyorum) fotoğrafları kendi keyfince çekti...
    yine de şu (1-2-3) örnekleri buldum sizin için...

    YanıtlaSil