05 Haziran 2008

planet earth

nedir ne değildir konusunda çok fazla şey yazmayacağım, beş dakika araştırsan sen de fazlasıyla bilgiye ulaşırsın hakkında. evet bu bir hayvan (ve 'doğal olarak': doğa) belgeseli(*). şu, "...grup halinde avlanan çakallar ceylan sürüsünü çembere alırlar ve avlarını..." falan filan diye devam edenlerden... 11 bölüm daha doğrusu 11 ortam ve o ortamlarda (dağlar, buzullar, çöller, ormanlar vs vs) yaşayan hayvanlar insanın ağzını açık bırakacak bir güzellikle anlatılıyor... ilk defa görüntülenen hayvanlar ve çarpıcı çekim teknikleri ile bu belgesel bir kamyon ödül almış. yapımcılarının evlerinden çıktıkları anda kafalarına bir ödül yediklerini bile duydum hiç de güvenilir olmayan kaynaklardan; on saniye kadar önce...

ben de, "belgesel dediğin baraka(**)gibi olacak" diyenlerdenim yazık ki; ilgilendiğim bir alan değil işte... ne bileyim, "kanatlı uygarlık:kuşlar" (mıydı? yoksa "kuşlar: kanatlı uygarlık" mıydı? aslında fark etmez) işte o filmi sinemada seyretmiştim ve yanımda "ooof... işte tam oradan indireceksin onu..." "vaaay be süper vurulur şu ördek" diye bıt bıt konuşan bir arkadaşım vardı... filmden pek zevk alamadım ve soranlara ("film nasıldı?") "çok muhteşem acayip bişeydi yahu, topal papağan meğerse ölüymüş" gibi şeyler söyledim... (maksat onlar da keyif almasınlar)


gayet net olarak anlaşılıyor ki belgeseller konusunda ortalama bir kişiyim; hem ceylan yakalanınca üzülüyorum hem de aslan zavallı ceylanın kıçına pençelerini ve dişlerini geçirdiğinde ziyadesiyle etkileniyorum. karışık duygular...


(planet earth)



(baraka)

güncelleme (20022009):
oldeenglish.org adresinden bir bbc belgeseli parodisi:




(*) belgeseli internet aracılığıyla edinebilirsin ama kesinlikle dvd versiyonuna ulaş derim: bonuslar ve her bölüm sonunda, o bölümün çekim öyküsünün anlatıldığı 'günlükler' için. "tüm bölümler, 539 dakika, bonus: 253 dakika" diyor arka kapakta; büyük olasılıkla da doğru; kaç gündür izliyoruz daha yarısına yeni geldik... (gerçi ben div-x olarak izlemiştim çoğunu ama çaktırmıyorum)

(**) videoda, suyun içinde duran maymun (babun?) üzerimde hipnotik bir etki bırakıyor; atalarımdan reankarne olmuş birisi tesadüfen o galiba! onu her gördüğümde eziliyorum, bacak bacak üstüne atmayım, yerli yersiz konuşmayım, sakız falan çiğnemeyim diyorum...

2 yorum:

  1. belgeselleri seviyorums.
    ben, şahsen kendim.

    ördek vuran arkadaşı film çıkışında sen vursaydın keşke!

    bi de ördeklerinin sesinin yankılanmadığını biliyor muydun?
    hatta dünyada yankılanmayan tek ses onlarınki. yaa yaa...
    yaşasın belgeseller!

    YanıtlaSil
  2. şüphesiz her şeyi incelikle ayarlamış olan yüce tasarımcı, çirkin sesli ördeklerin doğada bir nebze olsun daha az gürültü çıkarmaları için böyle bir özellik vermiş olabilir... (böyle anlatırlar ya dini televizyon kanallarında belgeselleri... ağaç altında dikilen lemur her an ibadete başlayacak zannedersin..)

    YanıtlaSil