04 Eylül 2008

kara delikler ve diğerleri

avrupa nükleer araştırma merkezi (cern) 10 eylül 2008 günü büyük bir deney yapacak ve gerçekçi bulunmayan(?) iddialara göre bu, dünyanın felaketi olacak: büyük hadron çarpıştırıcısı adlı parçacık hızlandırıcısındaki deneyde ortaya çıkacak kara delik ya da kuramsal parçacığın güzel gezegenimizi bir ateş topuna çevireceği, cork diye yutacağı iddia ediliyor ki insan anlamadığı bir alan (fizik) söz konusu olunca "hadi ya?" demeden edemiyor... hatta bu işten anlayanların "yok öyle bir tehlike" dedikleri yazıları okuduktan sonra bile içi tam olarak rahat etmiyor. bir de düşünsene: ertesi gün doğum günün!

yirmi küsür manyak fizikçinin dünyanın sonunu getirebilecek bir deneye kalkışması durumunda gözüm süpermen'i aramaya başlıyor. demem o ki, evet çok "çizgiroman" bir korku bu: en klişesinden, saçmasapan! yine de bunalıma giren, geceleri uyuyamayan vardır; kesin!

douglas adams yaklaşımıyla bakılırsa, bir fare(!) ya da deney alanında unutulmuş , oynanmış bir loto kuponu, aslında dünyayı yutmayı hiç de düşünmeyen bir karadeliği gaza getirebilir? o halde "bir haftadan az bir zamanın kaldı ne yaparsın?" sorusunu sorman gerekiyor kendine; galaksiler arası otostop yapmayı bilmiyorsan tabii...

çok isterdim ama ben bilmiyorum... üç beş günde de bu konuda kendimi yeterli düzeye getirmem olanaksız. peki ne yapardım? diyelim ki cern'de çalışan, uzaktan akrabam olan isveçli fizikçi beni aradı ve "öleceksiniz.. hepiniz öleceksiniz.. nıhahaha!" dedi! derhal lost senaristlerini arar ve olayları neymiş onu sorardım. "yuh! bu muydu!" diye telefonu kapadıktan sonra tüm eşe dosta ulaşır ve onları evime davet ederdim: "içkilerinizi kapıp bize gelin!". muhtemelen beş gün boyunca geyik yapar, film izler ve sürekli sarhoş kalmaya çalışırdım.

sekiz saniye önce düşündüm de, yılların geyiği olan bu soruyu "kalan azıcık zaman(!)" için bir eğlenceye dönüştürmek mümkün. uzun süredir "ben de bir mim başlatsam benim neyim eksik yahu" diye yutkunduğumu(!) da hesaba katarsak, işte şimdi tam zamanı üstelik belki de son şansım!

o halde, 10 eylül 2008 gününe kadar zaman kısıtlaması koşuluyla (eh.. öyle değil mi?) şu soruyu cevaplasınlar: "10 eylül günü gezegenimiz yok olacak diyelim; o güne kadar neler yaparsın?"
kimler: demo, cevval portakal (bir aydır yazmıyor gerçi), buzcevheri, mathy, aydan atlayan kedi ve zehirli örümcek (pil bitti dedin ama hadi bakalım...)

*görsel: superman

9 yorum:

  1. "Olsa da bitse, bitse de gitsek" tadındayım. Yanlış anlaşılmasın; kesinlikle depresyonda değilim. Belki bunu böylesine kolayca söylememde, yaşımın ve yaşanmışlıklarımın sizden fazla oluşunun payı vardır ama o kadar... ;-)

    YanıtlayınSil
  2. Mim kayda alınmıştır Beyefendi :)

    YanıtlayınSil
  3. Yok böyle bir olay.. Hocam bu aralar sizinle düşüncelerimiz çarpışıp duruyor. Dün şuradaki yazıyı okuduğumda böyle bir mim başlatmaya karar vermiştim ki sen benden önce çektin silahını.. Şaşkınım bu mevzuya.. Tiz zamanda düdükleyeceğim zaten fazla zamanımız yok... =)

    YanıtlayınSil
  4. goddess artemis: bu karadelik sadece insanları yutacak olsa neyse(!!) de, hayvanlar, bitkiler koskoca gezegen de yok olmasın ama... bir de hemen ekleyim; "kim doksan yaşına kadar yaşamak ister ki?" diye sormuşlar, seksen dokuz yaşındaki heyecanla atlamış "ben! ben!" diye...


    buzcevheri: kavramsal motivasyonlarını bir türlü çözemediğim serdar turgut'un [muhtemelen yazılarını çok az okuduğum için; yoksa nedir yani?:)] yaptığına benzer geyiği bu aralar bir çok insan yapıyordur muhtemelen. ve kesinlikle komik bir yazı yazmış...
    aslında mim falan aklımda yoktu yazıya başlarken, "ne yapardım?" sorusunu cevapladıktan sonra aklıma geldi işte...
    bu tür tesadüfler çok güzel bu arada:)

    YanıtlayınSil
  5. Bizim katip Akşam gazetesi aldığından daha önce okumadığım Serdar Turgut'u okumaya başladım. Bir süre takip edince yazılarını beğendiğimi farkettim. Biraz da kıskanıyorum lavuğu. Bir insan o kadar kitap okur mu yahu? Hergün okuduğu bir kitabı tanıtıyor. Ve genelde alayı ingilizce. Onu okudukça kusursuz ingilizceye sahip olma isteğim kabarıyor. Öyle işte.. =)

    YanıtlayınSil
  6. devrim, son zamanlarda wishmaster cinsi bir canavardan "hiç yaşlanmak istemiyorum" benzeri bir dilekte bulunmadın değil mi?

    YanıtlayınSil
  7. demo: hayır hayır... o mayadan bir canavarla karşılaşmadım bile. ama karşılaşmış olsam dediğin gibi bir şey dileyebilirim? michael jackson'dan çok geride, normal bir insandan biraz ötede bir istek olur zaten bu...

    YanıtlayınSil
  8. aydana atlayan kedi yazmış neler yapacağını.aslında ha 4 gün, ha 40 yıl. aynı vurdumduymazlıkla yaşasak ya.

    YanıtlayınSil
  9. Asıl etkilerin bildiğim akdarıyla ekim civarında başlayacağını düşünürsek, ister ekime, ister s...me diyesim geliyor bu kara delik için. Aklıma hep Half Life'daki gibi levyeyi kapıp koşturmak geliyor öyle bi durumda nedense :D

    YanıtlayınSil