13 Mart 2009

omne animal triste post coitum (meme*)

omdb'de film kritikleri yapan cevval portakal tarafından mimlendim. 5posta kaynaklı bu mim, "blog yazarları acaba hangi blog yazarlarıyla seks yapmak istiyor?" sorusunu atmış ortaya. hemen söyleyim, benim bu soruya "budur" diye bir cevabım olmayacak ve hayır, bu konuyu çok "edepsiz" ya da "aptalca" görmüyorum, aksine eğlenceli bile olabilir? [oyuna katılmayıp oyunu eleştirmek derdinde değilim, sadece konu buldum, bıtbıtlanacağım...]

muhterem insan charles bukowski'nin pis moruğun notları isimli kitabında, efendi ile stirkoff'un muhabbeti vardır. aşk konusunda şöyle bir diyalog:
(...) kırmızı bir deniz topu ya da üzerine tereyağı sürülmüş kızarmış ekmek de sevilebilir.
tereyağlı kızarmış ekmeğe AŞIK olabileceğini mi söylüyorsun stirkoff?
her zaman değil, efendim. bazı sabahlarda, güneş ışınları belli bir açıdan gelirken belki. aşk habersiz gelir gider.
bir insanı tanımak mümkün mü sence?
iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden seyretmeyi severim.
işte aşk konusu böyle, nerden ne zaman neden oldu bilemeyebilirsin. ama seks söz konusu olduğunda, ortalama bir erkek için, bazen, güneş ışınlarına falan gerek yoktur hatta tereyağına da... aslında ekmeğe de gerek yoktur çünkü yaygın bir inanışa göre bir erkek sadece boşaldıktan hemen sonra hiç seks düşünmez! bu durumda demek istiyorum ki, sanırım, bir web günlüğü yazarına (ki cinsiyetini saklıyor ya da farklı gösteriyor olabilir) şehvet duyguları besleyebilmek bir erkek için hiç de olmayacak şey değildir.

haklıyım, belki abartıyorum ama durum böyle. hazır abartmışken, şu (bak ürünün ismini hatırlamadım.. bir dakika... ee... buldum ama 5 dakikamı aldı!) sprite reklamı örneğin, tam da orada gösterildiği gibiyiz biz, üç aşağı beş yukarı...

durumun ne boyutlarda olduğunu çok daha eğlenceli görmek açısından, woody allen'ın, 1972 yapımı, "everything you always wanted to know about sex; but were afraid to ask" (seks hakkında bilmek isteyip de sormaya asla cesaret edemedikleriniz) isimli filminden, hem de madem bir sinema blogundan geliyorken mim, şahane bir bölüm oldukça açıklayıcı olacaktır. gene wilder'ın daisy'e "kapılıp gittiği" sahnedeki performansı, tüm erkeklerin ne hallere düşebileceğini olağanüstü bir gerçeklikle gösterir bununla beraber tüm kadınlar için, "çirkin miyim; beni beğenirler mi?" sorusuna da çarpıcı bir yanıttır!


-yok paslamıyorum bu mim'i...
(filmin alt yazısı divxplanet.com'dan. bazı küçük dilbilgisi hatalarını yükledikten sonra fark ettim, öyle kalmış oldular...)
*meme - mim : önce eksi sozluk'ten, ayrıca bir de eksi sözlükten...

3 yorum:

  1. :)))))))
    ahh daisy ah!!
    ben bi de o filmde spermadamları ve diyologlarını severim...

    YanıtlaSil
  2. filmi izlerken, "daisy de güzel koyunmuş ama" demiştim, boş bulunup:)

    YanıtlaSil
  3. :)))))) erkek milleti işte...

    YanıtlaSil