14 Mayıs 2009

beş : elektromanyetik şok

(...öncesi var)

tansık famodin bir psikologdu çünkü diğer branşlar o kadar ilgi çekici hatta üzerinde konuşulası değildi. yalnız kaldığı bazı zamanlarda, keşke bir marangoz ustası olsaydım, kendi halimde çalışır çabalar, mütevazı bir hayat sürerdim, insanların sorunlarıyla da uğraşmak zorunda kalmazdım, bu hayat dayanılır gibi değil doğrusu, gibi düşüncelere kapılır olsa da mesleğini severdi.

komşularının sürekli olarak kendisini rahatsız ettiğinden, kocasının çok anlayışsız biri olduğundan ve karanlıktan korktuğu için bir türlü istediği gibi uyuyamadığından şikayetçi olan, oldukça geveze bir kadınla yaklaşık bir saat süren diyalogdan sonra bay famodin, iki buçuk saatlik boşluğunu internette sohbet ederek değerlendirmeye karar vermişti.

sohbet ederken, bir genç kızmış gibi davranıyor, kendisiyle buluşmak isteyen, kendisinden fotoğraflar isteyen delikanlılarla dalga geçiyor ve tüm bunlardan büyük bir haz alıyordu. delikanlılara neredeyse isterik bir ağızla mesajlar yollamasının, bastırılmış bir eşcinsellik olup olmadığını düşündüğü zamanlar, bu düşüncesinin saçma sapan olduğunu düşünüp, düşüncelerini hepten bastırıyordu.

sekreterinin, “karınız arıyor...” uyarısıyla sohbetten zihnini uzaklaştıran bay tansık, en huzurlu ses tonunu ayarlayarak ahizeyi kaldırdı.

“merhaba güzelim?”
“tansık çok sinirliyim! bu gün çok garip bir şey oldu ve belki sen bu olup bitenlere bir açıklama getirebilirsin diye düşündüm!”
“herkes iyi mi? neler oluyor?”
“bu sabah sifon bozuldu... çalıştırdım ve bir daha durmadı...”
“cinson’a haber verseydin ve o da bir tamirci...”
“elbette öyle yaptım ve o da öyle yaptı.”
“ne?”
“cinson’a haber verdim ve o da bir tamirci çağırdı!”
“ee? yoksa tamir edemediler mi?”
“tamir etmelerine gerek yoktu tansık, çünkü sifon bozuk değildi...”
“doğrusu hiçbir şey anlamıyorum... biraz önce bozuldu demedin mi balım?”
“elbette ki ben bozuldu sandım ancak anlaşıldı ki bozuk falan değilmiş.”
“peki neymiş?”
“deposuna su boşalmasını sağlayan mekanizmaya bir şey sıkışmış ve bu yüzden sifon takılmış...”
“eee?”
“lütfen bana ne takılmış diye sorar mısın?”
“ne takılmış güzelim?”
“inanılmaz!”
“fare ölüsü mü?”
“sifonun deposunda fare ölüsünün ne işi olabilir tanrı aşkına!”
“bilemiyorum... evet, çok saçma... kapağı kaldırmak...”
“tansık!”
“efendim?”
“sifonun içinden bir prezervatif çıktı!”
“ne?”
“bir prezervatif! evet!”
“bu... bu çok...”
“bu çok saçma, sinir bozucu ve delirtici tansık!”
“ben.. ben ne diyeceğimi bilemiyorum... rezalet diyesim var ama...”
“tansık! bir açıklama istiyorum!”
“açıklama mı?
“elbette bir açıklama; sifonu benden önce sadece sen kullandın!”
“bir dakika... bunun benim işim mi olduğunu düşünüyorsun?”
“bilemiyorum... bilemiyorum...”
“bak, müessir, biraz mantıklı olmanı isteyeceğim senden... benim prezervatifle ne işim olabilir yahu!”
“bilemiyorum... bilemiyorum...”
“bir işim oldu diyelim...
“ne!”
“sakin ol biraz müessir; varsayalım ki... tanrım, seni aldattığımı mı düşünüyorsun?”
“bilemiyorum...”
“dur bir dakika... kullanılmış bir prezervatif miydi?”
“tansık! benim bunu bilmemi nasıl beklersin!”
“yani, paketinden çıkmış...”
“hayır efendim; elbette ki de paketinden çıkmış bir prezervatifti!”
“ne?”
“sağır mısın, paketinden çıkmıştı elbette diyorum!”
“aman tanrım...”
“tansık!”
“bak, diyelim ki onun benimle bir ilgisi var... ne diye sifonun içine atayım ki? bu çok saçma doğrusu... inan ki beni çok üzdün...”
“elim ayağım titriyor...”
“müessir, bunu akşam yüz yüze konuşmalıyız. rica ederim gereksiz, saçma düşüncelere kapılma... onu oraya atan elbette ortaya çıkacaktır...”
“bu evde bir prezervatifle kimin işi olabilir ki!”
“bu... bu imalı bir laftı... sana saçmalamamanı söyledim!”
“bu evde bir prezervatifle başka kimsenin bir işi olamaz!”
“kapatıyorum!”
(...devamı burada)

2 yorum:

  1. bu neymiş diye okumaya başladım, bırakamadım. tabi sonran başa giderken başım döndü. merakla bekliyorum devamını :)

    YanıtlaSil
  2. iki üç günde bir yeni bölümünü eklemeye çalışıyorum; beğenmenize sevindim:)

    ayrıca,şöyle bir şey de var: nedir hanımefendi saçma olan?

    YanıtlaSil