11 Mayıs 2009

"elinizden gelen bir şey var..."

"kendi" üzerine düşünmek yerine, çocuğu, arkadaşı, kardeşi, oğlu, babası, komşusu yerine (adına) düşünmeye alışılmamalıydı. böyle devam ederse, sonraki kuşaktan bir sonraki kuşağa sadece sığ düşünceler kalacak ne yazık ki... "biz" diyebilmek kolaydır, "ben" diyebilmek öyle kolay bir şey değil! hali hazırda "olmuş / oluşmuş" kabul edilen "biz"e sığınıp, şöyle adam akıllı, farklılığı ve kendine has bir rengi, sesi olan bir "ben" ortaya koymak, gerçekten de, hiç de kolay değil: şu saatten sonra kolay değil çünkü tüm meraklı afacanların önü duvarlarla kapatılıyor ve malesef öyle görülüyor ki, kapatılmaya devam edilecek...

bununla beraber, "ben" diyebilmek o kadar kolay ve o kadar insanın doğasına uygundur ki, önü açık olan her meraklı afacan, olanakları hiç şüphesiz ihtiyacı, merakı ve yaşama sevinci oranında değerlendirip, "ben" diye çıkacaktır güneşe, çayıra, sokağa... eleştirildiği için çöken ya da değer kaybeden tek bir din, ideoloji, kimlik yoktur eğer ki gerçekten "değerli" ise! seni korumasını ve kollamasını istediğin, düşünce sistemini kabul edip izinden gittiğin bir şeyi koruyup kollamaya çalışman ve kendi isteklerine uygun bir hale getirmeye çalışıp, davranışlarının arkasındaymış gibi göstermen (sanki o seni takip ediyormuş gibi!) çok saçma, çok aptalca olmaz mı?

sansüresansür.org "internet sansürü" karşısında bir dolu video, afiş, sticker ile bir hareket başlattı. iyi yaptı. ilkay kopan'ın çektiği beş kısa videodan bir tanesini aşağıdan izleyebilir, "hımm evet lan... bu gün o yasak, yarın bu yasak, nedir bunun sonu?" gibisinden düşüncelere kapılabilirsin; tabii hala kapılmadıysan!



(bu ülkede "kitapların" erişimine engel epey zaman önce koyuldu aslında...)

1 yorum: