22 Mayıs 2009

yedi : yeni yeni daha yeni

(ilk bölüm burada)

bay tansık, aşırı titizlikten muzdarip hastasının anlattıklarını takip etmekte zorlanıyordu. aklında, sifonun deposunda yüzen, kullanılmış bir prezervatifin görüntüsü vardı.

“alışveriş bile yapamıyorum doktor, çünkü paralara dokunamıyorum... yani, tabii, alışveriş yapmak zorundayım... ben de eldiven takmak zorunda kalıyorum... sabahtan akşama kadar inanır mısınız sürekli ellerimi sabunluyorum... özellikle sol elimi zira o daha çok pisleniyormuş gibi geliyor bana...”

yaşlı bayan anlattıkça anlatıyordu. bay tansık hastasına hissettirmemeye çalışarak saatine bir göz attı. seansın bitmesine birkaç dakika kalmıştı. oldukça iyi niyetli ve güven verici bir ifade takındı.

“anlıyorum hanımefendi, sıkıntınızın farkında olmanız, öncelikle bu sıkıntıdan kurtulabilmeniz açısından hareket ettirici bir motivasyon yaratmanızda aktif bir etken olmakla beraber...”

kadın çıkar çıkmaz bay tansık bilgisayarını açtı. bir buçuk saatlik bir boşluğu vardı ve bunu en iyi şekilde değerlendirecekti. öncelikle elektronik postalarına baktı. birkaç akademisyen dostunun ismini gördü ve dudak büktü. onu şu anda ilgilendiren, p*rno sitelerin gönderileriydi. ‘movie of the day’ ibaresini tıkladı ve beklemeye başladı.

aynı anda bayan tomella sorduğu soruyla alakalı olarak molar’ın ve dirhem’in cevaplarını; bay haltettin azraili; bayan firez patateslerin haşlanmasını; bayan müessir sakinleşmeyi; kısadalga da herhangi bir şey olmasını bekliyordu. ancak bu bekleyişlerin hiçbirinin sonucu bay tansık’ın karşılaştığı sonuç kadar hayret ettirici değildi. bay tansık ağzı bir karış açılmış, gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi ve yavaş yavaş kendini hissettiren bir titreme nöbetiyle, kızının azgınca seviştiği bir video görüntüsünü izliyordu.

“bu.. bu... bu...” diyebildi ve bilgisayarını resetledi. bay tansık, sifonun deposunda yüzen, kullanılmış bir prezervatif gibi görünüyordu.

(...devamı burada)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder