07 Haziran 2009

ben de dedim ki...

* happy tree friends diye bir çizgi dizi var, internet üzerinden yayınlanıyor bölümleri. şiddet ve vahşete mizah sosu katmışlar, çocuksu komik çizgi film karakterlerine yaklaşık iki dakika boyunca acı çektiriyorlar. bazen yüzünü iğrenmeyle buruşturduğun halde gülerken yakalıyorsun kendini. (demek insan bazen kendinden uzaklaşabiliyor?) her neyse, nasıl şeylermiş ki, benim midem de sağlam, mizah kaslarım da gelişmiştir diyorsan eye candy, crazy antics ve helping helps isimli bölümlerini senin için seçtim, hemen şimdi, üzerlerine tıklayıp izleyebilirsin... işte bu çizgi filmler aklıma yıllar önce duyduğum bir fıkra silsilesini getirdi. bir zavallı ahmet vardı fıkrada (ya da ali) ve onun annesi (genellikle...). bu ahmet'in bazen kolları, bazen bacakları yoktu. bazen de ne kolları ne de bacakları vardı. net hatırlamıyorum ama şöyle bir şeydi aşağı yukarı: "kolları olmayan ahmet nefis kurabiye kokusunu alınca derhal mutfağa koşmuş. mutfak tezgahının üzerinde, biraz önce fırından çıkmış kurabiyelere iştahla bakan ahmet, 'anne canım çok çekti bana biraz kurabiye verir misin?' diye sormuş. bulaşıkları yıkayan annesi, 'e ahmet, tezgahın üzerinde duruyor işte, alıver oradan" demiş.'" bak bir tane daha "bacakları olmayan ahmet, pencerenin yanındaki koltuktan dışarda top oynayan çocuklara bakıyormuş. kendi kendine söylenmiş: 'ben de onlarla oynamak isterdim' diye... bunun üzerine annesi 'ama ahmet senin bacakların yok ki? nasıl oynayacaksın onlarla?' demiş." çok fena değil mi, hiç de komik değil... ama kalabalık bir arkadaş grubunda, arada bir iki tane de "çüş noktası" olmayan geyik insanlar varsa, durum değişebiliyor; belki ilk önce "saçmalamayın be böyle fıkra mı olur?" falan diyorsun ama örnekler arttıkça, geyik arkadaşların hayal güçleri coştukça sen de gülmeye başlayabiliyorsun... ayıp ama gerçek!

*karnaval diye bir dizi var ya; işte onu izledim bitirdim. ilk iki sezonu. üçüncü sezonunu, "roma" dizisine para yetiştirebilmek için çekmemiş hbo kanalı diye duyunca roma'yı izlemeye başladım. aslında öyle değil, karnaval ile roma'yı bir arkadaşım aynı pakette göndermişti, nasıl olsa izleyecektim ama olsun, ben bahsettiğim motivasyonla yaklaştım. tamam, roma güzel diziye benziyor, henüz başındayım ama karnaval da öyle bırakılmaz ki? böyle de bir anım var işte...

* (lost spoiler) "milyon yıllık öngörün buysa, tüküreyim hikmetine..." demez mi siyah beyaza ya da beyaz siyaha ya da daha kafa karıştırıcı: gri kendi kendine? (yok be şaka)

*daha çok şarkı, görsel, internet olsun diye: tersmeditasyon.tumblr.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme