05 Eylül 2009

genpets - canlı oyuncaklar

genpet, paketinden çıkarılana kadar elektronik aksam ile dondurulmuş ancak paketten çıkarıldıktan sonra yaşayan, nefes alan, kanı, kemiği, kasları ve beyni olan yapay bir canlı. 1 yıl yaşayan modelleri var 3 yıl yaşayan modelleri var. işte, besleyeceksin, bakımını yapacaksın, bokunu çişini temizleyeceksin... genpetler, yedi farklı duygu düzeyine ayarlanmışlar, çok az da olsa kıllanma tüylenme görülebiliyor, sahibini tanıyabiliyor, biraz olsun ses de çıkarabiliyor, kendi özel besinleri var ama şişmanlamıyor ve boyu uzamıyor ve asla saldırganlık belirtileri göstermiyor...

buraya kadarı genpets.com üzerinden edindiğim uydurma bilgiler. geçen günlerde, friendfeed üzerinde, özgür uçkan'ın bir girdisinde gördüm site adresini. "yoksa sıkıcı dünyayı sarsacak bir şey mi!" heyecanına eşlik eden "yok artık! daha neler!" şüphesiyle daldım siteye. yalan söylemeyim, sürekli bir açık, bir gönderme aradım ama şahane hazırlanmış, hafiften yedim yani. şimdi, "salak mısın olur mu öyle şey?" deme ama, bir iki foto, siteden sekiz on satır eklesem, öylece bıraksam, en fazla google araştırması yapacaksın, farklı kaynak arayışına gireceksin. al sana kaynak: yaratık almak ister misiniz? sonrasında, bir sigara yakıp; "vay bee" diyeceksin; boru mu koskoca gazete!

açıklama şu: bu site ve sitede bulunan tüm bilgiler, görseller, bir heykel sanatçısının bitirme tezi. rahatladın mı? ben duyunca rahatladım. ama bir de şu söylenebilir: "hayır, bu proje tamamen gerçekti, vatikan başta olmak üzere bazı güç grupları projeyi bir sanat eseriymiş gibi göstermek suretiyle baltaladılar!" bak bunu uydurdum, şu "neye inanacağımı bilemiyorum" hissini yaratabilmek için, klişe komplo teorilerine yaslanarak hem de...

gün içinde bir dolu şey duyuyoruz ve ahmaklığımız, arştırma, öğrenme isteğimiz ölçüsünde bunların bir kısmını yiyoruz; bir kısmına "inanmıyoruz" ama doğrusunu da tam bilemiyoruz.

sanırım e-posta zinciri olarak başlayan, ciddiyetini ve etkisini tam bilemediğim haber sitelerine kadar zıplayan bir örnek var:
"her canlı allah'ı tesbih etmektedir" sözü prof. dr. galin biserof asenof'u araştırmaya iter. kur'an-ı kerim'i incelediğinde bakara suresi 26. ayette geçen sivrisinekleri araştırmaya başlar.
ayet şudur;
"allah bir sivrisineği ve (biyolojik açıdan) onun daha üstünde olan bir canlıyı örnek olarak göstermekten çekinmez. iman edenler onun rabbleri tarafından ortaya konmuş bir gerçek olduğunu bilirler. kâfirler ise `allah ne amaçla bu örneği gösterdi?" derler. allah bu örnek ile bir çoklarını sapıklığa düşürür ve bir çoklarını da hidayete erdirir: onunla sadece fasıkları sapıklığa düşürür"
sivrisineğin kanat sesini önce lazerli bir mikrafon yardımı ile kaydeder sonra sesi yavaşlatarak insan kulağının algılama ve konuşma ritmine indirir ve kulaklarına inanamaz… çünkü, sivrisineğin "allah" diye tesbih ettiğini farkeder.
bu öyküyü ilk defa, üç beş ay önce, takip ettiğim, arkasında iyi niyetli birinin durduğunu düşündüğüm bir blog'da gördüm. "vay be, süpermiş, tüylerim diken diken oldu" heyecanıyla bu "bilgi"yi derhal yaymaya heveslenmek yerine "lan kimmiş bu prof. dr. galin biserof asenof'?" diye sordum. şimdi hemen, istediğin bir arama motoru ile göreceksin ki, bu adamcağız sadece "türkçe" ya da "türk" kaynaklı sitelerde kendine yer bulabilmiş! hemen akabinde, bu bilim adamının kurgusal bir varlığa sahip olduğunu, dolayısıyla alıntıladığım"haberin" kurgusal olduğu gün gibi beliriyor ve işin kötü yanı bunun ardında "sanat" kaygısı yok; doğrudan bir yanlış yönlendirme, kandırma, propoganda eh peki "aslında salaklar" diyelim, o halde andavallık var... (buna benzer onlarca örnekle karşılaşmışsındır, belki şunları da duymuşsundur: bardakçı baba türbesi veya q33ny )

şimdi şu an benim yaptığım gibi, herkes bir şeyler anlatıyor, kaynağı ve güvenilirliği belirsiz istatistikler, yüzdeler ortaya dökülüyor, var olmayan şeyler varmış gibi gösteriliyor, sağdan soldan her an onlarca şey saldırıyor. bin yıldır böyle bu ya da binlerce yıl önce "yahu aklıma bir şey geldi" dürtüsüyle sarf edilen ilk cümleden beri. sanat kaygısı ya da başka kaygılar; pek önemli değil niyet: sonuçta diğer insanlar bir şeyler duyuyor, duyduklarına inanıyor, böylece "bilmiş" oluyor, sonrasında bildiğini yayıyor ve bu türden bilgileri şiddetle savunuyor. genellikle e-postalar üzerinde yayılan saçma sapan şeyler bir yana, gazetelerde, televizyonda gördüğümüz şeyler, kitleleri ayaklandıran, onlara yön veren bilgiler "kurgusal" olabiliyor; durduk yerde bir şeylerden nefret etmeye ya da bir şeyleri daha çok sevmeye başlayabiliyoruz.

[yine bu genpet projesi üzerine ayan.org üzerinden güzel bir nokta: "işte günümüz insanoğlunun en önemli korkularından biri burada yatıyor: ya birilerinin bildiği şeyi ben diğerlerinden daha geç öğrenirsem?... ya bu gerçek çıkar ve ben bunu atlamış olursam?"]

bağlantılar:
genpets projesini, yaratıcısı adam brandejs'in açıklaması
ekşi sözlük

3 yorum:

  1. hahahahah:)
    cok komikmis yaaa..ama korktum en basta heee
    artificial intelligence gibi

    tobeeee

    YanıtlaSil
  2. You Will love this Genpets music.
    http://genpetsmusic11.blogspot.com/2009/11/url-para-bajar-el-demo.html

    YanıtlaSil