01 Kasım 2010

fallout : new vegas

new vegas wallpaper
"fallout: new vegas", yaklaşık 10 gün önce piyasaya çıktı. steam üzerinden, çıkmadan dört beş gün önce alıp, dosyaları bilgisayara indirmiştim bile. fallout 3 bilgisayarda zaten yüklüydü: dördüncü defa oynuyordum. bu oyunu da üç beş kere elden geçireceğim kesinse, hiç uğraşmayım kopyasıyla, güncellemeleriyle diye düşünmüştüm. çok da iyi yapmışım, şimdilik 55 saat geride kaldı, haritada bulunan noktaların yarısından fazlasını daha görmedim bile ve steam'in 50 achievement'inden sadece 18 tanesi açıldı şimdilik. tahminime göre en az bir 50 saat daha devam edecek macera...
1997 yılında çıkan ilk fallout'u ve 1998'de çıkan fallout 2'yi oynamadığımı daha önce de söylemiştim. o senelerde benim bilgisayarla bile ilgim yoktu doğrusu. fallout 2'yi oynayım dedim, geçen aylardan bir gün, biraz dolandırdım karakteri ve "aman yahu eksik olsun!" duygularıyla kapattım eski fallout'lar defterini. demem o ki, benim için fallout, üçüncü oyundan itibaren bir anlam ifade ediyor.
hatta, yapımcılar için de, grafikler bakımından, aynen öyle bir anlam ifade ediyor sanırım çünkü "fallout: new vegas", "fallout 3" ile neredeyse aynı görüntü kalitesinde. kötü mü, yok değil; bir sonraki oyun bir öncekinden görüntü bakımından iyidir diye düşünürsün, genellikle de öyle olur ya; işte o, "zaman geçiyor, tıp hergün ilerliyor" kabulünden kaynaklanan bir beklentinin etkisidir. 1900'lü çözünürlüklerde, ultra ayarlarda sistemim ve ekran kartım "oeh, yeter, canım çıktı" diyorsa, vızıldamam saçma olur zaten...
sırf bu görüntü kalitesi aşağı yukarı aynı diye, "bu ayrı bir oyun değil, bir çeşit genişleme paketi" gibi birşey iddia etmek saçmalık: new vegas gerçekten de çok farklı; hem atmosferi hem konusunun işlenişi hem de yeni eklenen özellikleriyle. o bakımdan, fallout 3'e göre daha iyi ya da daha kötü diyebilmek bana zor geliyor.

new vegas art

en başta gökyüzünün maviliği, temiz su kaynaklarının çokluğu ve yer yer yeşillere bürünmüş mekanlar new vegas'a çok şey katmış: bu başka bir dünya, başka bir zaman, başka bir bakış açısı diyor sana. gökyüzü, dediğim gibi genellikle masmavi, işte bulutlar geçiyor ama pırıl pırıl bir hava. belirli bazı yerlerde iklimsel farklılıklar oluyor ama: bir bölgede, birazdan fırtına kopacakmış gibi kararabiliyor etraf, gökgürültüleri eşliğinde rüzgar kendini gösterebiliyor; başka bir yerde çok şiddetli bir kum fırtınasının içinde bulabiliyorsun kendini ya da bazı yerler fazlasıyla puslu olabiliyor. iklim değişikliklerinin mekanlara göre farklılık göstermesi bir yer hariç (çünkü oradaki iklim değişikliği tamamen yapay; neyse, spoiler vermeyim) belki yüksekliklerle, coğrafi farklılıklarla falan açıklanabilir ancak yine de insanın dikkatini çekiyor; "hiç mi gün ışığı görmüyorsunuz ne bu pis, puslu, sarı hava kardeşim" denilebilecek bölgeler var.

maria
( maria )

insanların "gökyüzü açık, su da var, eh hadi hemen gruplar oluşturup işimize gücümüze bakalım" deyip, çok sayıda grup oluşturmuş olmaları ve bu grupların birbirleriyle çıkar ya da güç çatışmaları yaşamaları, oyunda bir çok olanağa neden olurken aynı zamanda "herkes beni sevsin, saysın" derdi yüzünden, bir şey yapmadan önce, büyük kararsızlıklara da neden oluyor. bu ilişkiler bazen o kadar karışıklaşıyor ki, iki grubu ilgilendirdiğini düşündüğün bir davranışından üçüncü bir grup etkilenebiliyor. görevler biriktikçe (zaten neredeyse selam verdiğin herkes sana bir görev veriyor) bu seçim yapma işi daha da bir belirgin bir sorun haline gelebiliyor.
insanların yanında yaratık ve hayvan çeşitliliği de dikkat çekici oranda fazla. gruplar halinde karşına çıkabiliyorlar; çoluğu çocuğu, genci yaşlısı bir anda hayatı cehenneme çeviriyorlar. aslında hemen herşey oldukça çeşitlenmiş: en başta görevler (fallout 3, quest sayısı: 100. new vegas'ta: 163) olmak üzere, mekansal özellikler (fallout 3: 200 civarında mekan; new vegas: 400 civarında), silahlar, yiyecek içecekler, yol arkadaşları...

yoldaşlar

toplamda iki yol arkadaşına izin veriliyor oyunda. ama örneğin, (bacak sayısına göre) dörtte üçü mekanik olan cyber köpek (rex) eşlik ediyorsa, en alttaki tanıtım videosunun başında, bienzer modeli vurulan, uçan gözleme robotu (ed-e) sana eşlik edemiyor; ya o ya ben diyor. bu arkadaşlara çok işlevsel bir menü ile komutlar verebiliyor, gerekirse taşımaları için bir dolu şey emanet edebiliyorsun. tüm bunların yanında, eşlik eden yoldaş, eşlik ettiği sürece, şahsına münhasır bir perk'i de paylaşmanı sağlıyor. örneğin, zavallı köpek rex, kısa süre için (zoom yapıldığında) işe yarayabilecek naneleri ya da onları barındıran şeyleri (cesetleri, dolapları vs) daha parlak görmeni sağlıyor.
bunca değişikliğe rağmen, özellikle yol arkadaşlarının, zaman zaman, ota boka, basamağa kapıya, havada süzülen hidrojen atomuna ama illa ki bir şeye takılmaları, bir türlü o kahrolası piksel belasından kurtulamamaları sorunu aynen devam ediyor. kaptırmış gidiyorken, geri dönüp elemanları topluyorsun, gerekirse kıçından itiyorsun. bu takılma muhabbetinden daha sinir bozucu olanı ise, örneğin köpeğin ya da kendisini ana karakterin ninesi sanan lily'nin, bir kapı eşiğinde dikilmesi ve itilmedikçe hareket etmemesi. belki bir yama ile çözerler ilerde bu sorunu? [evet, yama ile çözüldü]

FNV

kısa notlar (ve spoiler içerebilir):
* tüm mekanlar haritanın merkezinde toplanmış, diğer bölgelerde çok büyük boşluklar var. new vegas'ın, fallout 3 gibi ana görev bittikten sonra da oynanabilir özellikte olmadığını söylemiş yapımcılar. bu nedenle ek görev paketleri yayınlamayı düşünmüyorlarmış. ancak fallout 3 de, ilk önce ana görevin sonuçlanmasıyla bitiyordu, yayınlanan ek paketle ayar verildi ve "haa, ölmemiş meğer" gibisinden devam etti oyun. daha önceki yolun aynısını izlemeleri saçma olur ama neden o kadar boş ki harita?
* fallout 3 dünyası, her bakımdan dağılmış, yaralanmış ve saldırgan bir havadaydı. (ve elbette on numaraydı). mojave çölleri ve nevada ise havasından suyuna, börtü böceğinden tüm canlılarına kadar, kendini toplama aşamasında; insanlar belirli gruplar altında birleşmişler ve hemen hemen hepsiyle öncelikle diyalog kurmak olanaklı. başta da dediğim gibi, çok başka bir dünya.
* beklemeye yönelik görevler çok hoşuma gitti; çadırdan malzeme çalan askeri iş üstünde yakalamak için, gecenin bir vakti, fısıltılar duyulan bir mezarlığın yakınında beklemek ya da bir silah dükkanının kapısında mesai harcayıp, gelip giden müşterilerle ilgilenmek gibi...
* şimdi bu adam kayalara tırmanabiliyor mu tırmanamıyor mu? eh, işin doğrusu çok da dik değilse, taşı, kayayı aşıp, tepelere çıkabildiği kadar çıkıyor ancak bir noktadan sonra, daha önce aştıklarıyla kıysalandığında neredeyse düz diyebileceğim yerlerde takılıp kalıyor. haritanın dışına çıkmaya çalışmaktan falan bahsetmiyorum elbette! küçük ve önemsiz bir detaymış gibi gelebilir insana bu durum, ama "gerçekçilik" adında çok basit bir ayarlama yapılmalıydı: çıkabileceğin eğimde, yükseklikte taş - kaya var, çıkamayacağın var; bu kadar basit.
* mekanlar beklediğim kadar "dolu" değil; hatta bazıları sadece öylesine konulmuş sanki, bir gazoz kapağı bile yok! (çeşitli grupların güvenli evlerinden bahsetmiyorum)
* şu ne yapacağına karar verme işi gerçekten de zorlayabiliyor insanı. "çelişen" iki görevden hangisini yapacağıma karar vermek için tüm gün boyunca düşündüğüm oldu.
* özellikle freeside bölgesi haritada görev yeri bulma bakımından çok karışık geldi bana. gerçi bende yön duygusu zayıftır, belki de sorun bendedir ama haritada gösterilen görev noktası bir mekanın ya içindedir ya dışındadır yahu; bölgeye giriyorsun, dışarda; dışarı çıkıyorsun bu sefer içeride; e yürü git, yoldan geçen birine sor daha iyi!

güncelleme (101110):
* caravan diye bir oyun var, sağda solda karşılaşılan insanlarla oynanabilen, oldukça kolay bir kağıt oyunu. yani kolaymış! caravan oyunu nasıl oynanıyor, ne bu oyun diye google amcaya sordum, yardımcı oldu sağ olsun.
öncelikle, kart biriktirmek gerekiyor. ticaret yapılan herkesin listesinde üç beş tane de olsa iskambil kağıdı var; tek tek toplamak gerek yani.
toplam üç deste ile oynanan caravan, dediğim gibi basit bir oyun; amaç, rakipten önce, üç bloktan en az ikisinde, kart numaraları toplamı bakımından, 21 ile 26 arası bir sayı değerine ulaşmak. [ha bazen ulaşıyorsun, üç blok da 26 oluyor hatta. ama oyun bitmiyor. bilmediğim şeyler var sanırım oyun kurallarıyla ilgili.] ama elbette langır lungur kartları art arda sallayıp, basit toplama yeteneği yetmiyor kazanmak için: bir iki kolay kural var:
- as dahil tüm numaralı kartların sadece sayısal değeri var. masaya koyulan ilk kart konusunda keyfi davranılabilse de, sonraki kartlar, bir önceki karta göre yerleştirilebiliyor. diyelim karo 5 ile başladın oyuna, ya 4 veya daha düşük değerde bir kartı ; ya 6 veya daha yüksek değerde bir kartı ya da simgesi aynı olan bir kartı (bu örnekte karo) atmak zorundasın. kısacası üçüncü karttan itibaren ya sürekli yükselteceksin, ya da sürekli düşüreceksin; özel kartlarla ya da benzer kart simgeleriyle değiştirene dek.
- özel kartların oyuna etkisi ise şöyle:
kız : kartların ilerleme yönünü değiştiriyor ( 5 + 8 + kız + 6)
vale: istediğin kartı diziden çıkarabiliyorsun. yukarıdaki örnek dizilimde örneğin, karo sekizin yanına koyarsan, karo sekiz şutlanıyor. tabii, giden karta eklenmiş bir özel kart varsa, o da şutlanmış oluyor.
papaz: dizide hangi kartın üzerine koyarsan, onun değerini iki katına çıkarıyor. ama ikinci bir papaz eklersen, bir önceki papazın oluşturduğu puan iki katına çıkıyor. şöyle ki: 4 + papaz = 8. 4+papaz+papaz= 16
joker: eğer asın yanına koyulursa, asın simgesi neyse, masadaki tüm o simgeye sahip numaralı kartlar oyun dışına çıkarılıyor. eğer numaralı kartların birinin yanına koyulursa, aynı numaralı tüm kartlar oyun dışı kalıyor.
(tüm bu özel kartları, rakip üzerinde de kullanmak olanaklı)
bir iki örnekle tüm bu oyunun anlatıldığı video da yardımcı olacaktır: fallout: new vegas caravan tutorial

güncelleme (221110):
* rex şahane hayvan ama bazen kıçını yere değdirdi mi, öylece kalıyor. bir güncelleme ile, eşlik eden vatandaşları harita üzerinde görmek olanaklı oldu gerçi; itin eksikliğini fark edince, nerede düşüncelere daldığını bulmak zor olmuyor. eh o da haklı ama, beyni problemli ne de olsa...
* oyunun başlarında alınabilen "wild wasteland" perki arada sırada enteresan abuk sabukluklarla karşılaşılmasını sağlıyor. dört yaşlı kadın ellerinde merdanelerle saldırabiliyor örneğin. [ cerulan robotics binasından çıktıktan sonra. bu dört yaşlı kadın muhabbeti de bir monty pyton göndermesi. ] bir başka monty pyton göndermesi ise, camp searchlight'ın güneyindeki kilise harabesinin mahzeninde bulunan 3 holy frag grenade. [daha fazla bilgi için: wild westeland ]
* oyun için ek paket çıkmayacağı söylenmiş olsa da, sadece xbox için "dead money" isminde bir paket yayınlanacakmış. bu ek paketi, başka platformlar için beklemeyin demişler.
* level atlama işi, oyunun en keyifli yanlarından biri ve aslında 30 level mantıklı bir sınırlama. ancak çok da hızlı ilerlenmiyorsa, ne bileyim daha yapılabilecek bir kamyon şey varken 30 level tamamlanmışsa, sanki biraz tadı kaçıyor oyunun. bu derde derman olsun diye, kullanıcıların çıkardığı, level cap 100 isminde bir eklenti var. gerçi denemedim daha; ikinci oyundayım ve daha 30 level tamamlanmadı ama ilk seferkine göre çok daha fazla zaman geçmiş olmasına rağmen çok daha az görev tamamladım. kesin denerim o naneyi gibi geliyor bana.
* fallout 3 - operation: anchorage eklentisiyle gelen chinese stealth armor, harika bir icattı ve kullanmayı çok severdim. aşağıdaki videoda, kellesi istenen driver nephi'ye ve saz arkadaşlarına yönelik, sniper timi destekli (gerçi bir işe yaramıyorlar bu videoda) bir saldırı yer alıyor. zor ya da püf noktaları olan bir görev olduğundan değil, eğlence olsun diye hazırladım. hazırladım diyorum çünkü istediğim gibi olsun diye en az on kere baştan başladım; uygun gün ışığı için sabahın ilk ışıklarına kadar beklettim koskoca timi, işte bir dolu teknik şey. öyle izleyip geçiyoruz ama çok emek harcanıyor bu tür şeylerde. meh meh...



* "heartache by the number" görevinde, cass'in suçsuzluğunu kanıtlayan belgelerden biri, "lazer, ışın, plazma merkezi" diyebileceğim [lazerci geldi abla, plazmalarım var] silver rush'ın kilitli kapılar ardında tuttuğu kasa içinde güvende. ilk oynayışımda, mekandaki silah ve cephanenin iştah kabartıcı bolluğunun da etkisiyle, kasadaki belgeyi ele geçirme uğruna kan gövdeyi götürmüştü. bu şiddet dolu çözümde, jean-baptiste cutting denilen hıyarın antipatik bir karakter olmasının da etkisi var şüphesiz.
ikinci oynayışta, daha "olgunca" ve şiddetten uzak bir çözüm düşündüm. sinsilikle (evet, yine stealth boy) sorun çözerken, bir yandan da güpegündüz bir soygun gerçekleştirmek keyifli oldu. tam da şöyle:



güncelleme (201210):
* new vegas'ın en sinir bozucu, iğrenç yaratığı cazador denilen şerefsiz dev arı(lar). "tarantula hawk" eşek arısının devleştirilmiş ve dolayısıyla güçlendirilmiş bir mutasyonuymuş. hızlılar, grup halinde takılıyorlar, öldürülmeleri mesele ve bir de zehirliler ki antivenom yoksa el altında, illa ki öldürüyorlar. daha da kötüsü, yol arkadaşlarını da öldürebiliyorlar; hardcore modunda elbette, yoksa elemanlar bayılıyor sadece. işte tam bu noktada en boktan durum, örneğin aslan gibi bir delikanlı olan boone zehirlenmişse bu pislikler yüzünden, ne yapacağını şaşırıyorsun, elinden bir bok gelmiyor zehirlenen arkadaşı kurtarabilmek için. elbette çözümü var(mış). (google sağolsun). ama önce durumun saçmalığını ya da sıkıcılığını anlatayım:
stimpak falan işe yaramıyor, taşıdığı şeyler arasına antivenom koyuyorsun, hayır efendim, kullanmıyor. "bak oğlum zehirlendin, antivenom kullan, ölüyorsun lan!" diyebilmek amacıyla diyalog kurmaya çalışlıyorsun, o da olmuyor, herif ölmek üzere ama seninle konuşabileceği şeyler arasında bu konu yok. şu sıçtığımın cazadorlarıyla karşılaşlmadan hemen önceki kayıt noktasına dönmek bir opsiyon elbette tabii en son iki saat önce kayıt yapmamışsan! hemen önüne antivenom atıp, anla artık ulan, ne kaz kafalısın diye sinirleri bozmaya kadar varır bu dramatik durum.
işte bu noktadaysan, zehirlenen vatandaşı "lucky 38"e gönderiyorsun. ne hikmetse yolda iyileşiyor! senin peşinde dağ bayır koşturmaktansa, lüks bir otelde ense yaparım daha iyi, gibisinden bir motivasyonla hayata tutunuyorlar sanırım!
* new vegas'ta "keşke olsaydı" dediğim bir şey var; belli ki bu oyunu sevenler tekrar tekrar oynuyorlar ve zaten "tüm görevleri" görebilmek için en az üç kere oynamak gerek. (galiba üç kere de yetmez). yanlış hatırlamıyorsam sims serisinin birinde vardı, oyunla ilgili istatistiksel şeyleri, görsel malzemeleri vs. web sayfası haline getirebiliyordun. ha işte, örneğin ben new vegas'ta üçüncü turu oynuyorum. ilk seferde "mr. house", ikincide "yes man" kazandı. bir de hardcore oynamalı, ekmeğe suya talim etmeli deyip, üçüncü tura başladım. ilk iki oyun için diyorum, üyelik sistemli bir site kursalardı, karakterin resimli falan bir tanıtımı, tüm istatistiksel veriler, oyun sonu bilgileri (karakterler anlatıyor ya yok şöyle oldu yok böyle oldu diye) ve işte bunlara benzer şeyleri oyun sonunda oraya gönderebilseydik? çok da iyi, şahane de güzel olurdu.

dead money poster

dead money: gerilim dozu yüksek, ilginç karakterler içeren bu ek pakette tek can sıkıcı olan şey, villa civarındaki, bitmek bilmeyen von von devam eden ses efektleri. bir noktadan sonra ses ayarlarında değişiklik yapmak zorunda hissediyor insan.
çift kişilikli bir süper mutant (dog/god); ciddi biçimde kesilip biçilmiş, konuşamayan kadın (christine royce) ve bir pislik ghoul (dean domino) bu maceranın yoldaşları: ana karakter dahil hepsinin boynunda her an patlayabilecek bir düzenek var, işte tam da bu nedenle birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için duygusuna ister istemez kapılıyorlar.
christine ile uzun uzun konuşmak çok keyifliydi; çok büyük bir bölümünde o tek bir kelime etmeden sadece işaretlerle iletişim kurmak zorunda olsa bile...
dean martin'den esinlenerek yaratıldığı konusunda dedikodular olan dean domino'nun gizlenmiş bavullarını bulmak epey zamanımı aldı. son iki - üç bavulu bulmak için internete baktım hatta. ama sierra madre kumarhanesine girmeden önce villanın altını üstüne getirmenin, silah, caphane ve diğer malzeme edinme bakımından kesinlikle büyük getirisi var.
bu paket ile level kapasitesi 5 birim artıyor. the villa'ya ve dolayısıyla sierra madre'ye girmeden önce bir uyarı geliyor. işte buradaki işin bitmeden buradan çıkamazsın gibi şeyler. bir de deniliyor ki, en az 20. level olun öyle girin buraya. bir zorunluluk değil sanırım sadece tavsiye ve kesinlikle dikkate alınması gerekiyor.

fallout new vegas screenshot 1 (1)
fallout new vegas screenshot 1 (2)
fallout new vegas screenshot 1 (5)
fallout new vegas screenshot 1 (4)
fallout new vegas screenshot 1 (6)
fallout new vegas screenshot 1 (7)
fallout new vegas screenshot 1 (3)
fallout new vegas screenshot 1 (8)



ayrıca bak: fallout 3
görseller:
new vegas logo
new vegas geniş manzara
tabanca: maria
yoldaşlar
robot polis

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder