02 Mayıs 2008

L'Animateur


aşağıdaki animasyon, en eski öyküye bir yorum. adem, havva, elma, yılan... "maymun'dan mı geldik, adem ile havva'dan mı?" tartışmaları sonsuza dek devam edecek. bu tartışmanın (diğer bir çok tartışma gibi), yüzde yüz kesinlikle sonuçlanması durumunda bile, günlük hayatı pek etkilemeyeceğini düşünüyorum. konuyla alakalı en komik yorum da (sanırım) kem-ken'den gelmişti: "adem ve havva isimli iki şempanzeden geldiğimizi düşünürsek bir uzlaşmaya varabiliriz" gibi bi'şeydi... arada sırada bir kısa camel paketinden geldiğimi düşünsem de, yine de bu tartışmayla varılacak sonuçlar ilgimi çekmiyor...

ama hassas konular bunlar. neden hassas bu türden konular? bu konular gerçekliğe pamuk ipliğiyle mi bağlı? hayır; bu konular onları aşırı hassas ve hatta saldırgancasına savunan kişiliklere pamuk ipliğiyle bağlı sadece. yani düşünsene, sapasağlam olduğundan tamamen emin olduğun bir duvara sırtını dayamışsın, kendini huzurlu ve güvende hissediyorsun ama sağda solda duvar hakkında "'çürük bu, sağı solu yosun tutmuş', 'var ya şu duvarı bir yıksak süper olacak', 'ben duvarın içinden geçerim nedir yani', 'bizde bir duvar var buna beş basar', 'bilim teknik'te okudum, atom altı seviyesinde bakılınca aslında her bakımdan boşluklarla dolu bu', 'duvar değil önemli olan, önemli olan kırlar, bahçeler' gibi bir sürü laf ediliyor diyelim. ne yapacaksın? hani sapasağlamdı duvarın? o halde?

şu türden şeyler: film falan izliyorsundur, hayranlığını belirtmek için, "adamlar neler yaratmışlar yahu" gibi bir şey söylersin. oradan atlar hemen, çok büyük bir düzeltme yapacak ya: "yaratmak allah'a mahsustur..." televizyonun içinden çıkar filmin yapımcıları, "paçalarımızdan gezegenler mi düşüyor? nedir yani, allah matrix mi göndersin dünyaya?"

özellikle din söz konusu olduğunda insan kişisinin rahatlığını (genişliğini) anlayamayanlardanım. asker olduğunu düşün, sadece bir ersin, tamam peki albaysın, ama en büyük komutanın huzurunda ne kadar rahat davranabilirsin, onun adına ne kadar hükümde bulunabilirsin? yahu onun huzurunda rahat rahat ismini söyleyemezsin! cüret edemezsin; götün yemez! ki olması gereken de budur. tüm dinlerde var bu insani durum; bir kısım insan, huzur ve güven duygusuyla inancını yaşıyor, yüzünde davranışlarında olması gereken o huzur var... bir kısım insan kişisi ise çırpınıyor, kaşınıyor, titriyor, sürekli bir şeyler yapmak istiyor; huzurdan eser yok! sürekli bir mücadele içinde, skor peşinde, bir görev verilmiş sanki...

benzer durum bir dine inanmayan insan kişileri için de geçerli. onların da bir kısmı huzur ve güven içindeler bir dine inanmayarak; bir kısmı da "din diye bir şey olmasın" diye çırpınıyor, kaşınıyor, titriyor... işte bu "bayrak sallayıcılar" yüzünden binlerce insanın hayatı zehir oluyor.

bu mesaj kaygılı yazının sonuna gelirken, zeitgeist isimli filmi mutlaka izle diyorum..

8 yorum:

  1. ah kuzum bende gençken her teraneyi yiyip, emekli olduktan sonra hak yoluna dönenleri hiç anlamayacağım.
    acaba yolun sonu yakın diye mi böyle bir yol izliyorlar bilemiyorum, şahsen şu an gencim, geç öleceğimi varsayarsak yolun sonuna çok var, ondan bilemiyorum. ama ben çok yaşamam söyleyeyim, doğru yolu hiç bulamayacağım...

    tamam, biraz saçmaladım.
    çünkü benimde bununla ilgili yazılıcak bir postum var...:)

    YanıtlayınSil
  2. Ne ki bu film?Ne anlatıy ki?Neden ki?

    YanıtlayınSil
  3. @zehirli örümcek: "ne ki bu film?" diyerek kendi sorunuzu kendiniz cevaplamışsınız zaten..ama "'ne ki bu elma?' sorusu gibi sordum ben onu, cevap da 'amasya elması' " gibi bir mantıkla sorduysanız, bana da cevap olarak "animasyon" demek düşer...
    "ne anlatıy(or)?" kısmı sizin, "neden ki?" kısmı animasyonu yapanların cevaplaması gereken sorular.

    eğer "ben bu soruları laf olsun diye yazdım, aslında başka bir şey anlatmak istiyordum" diyorsanız anlatmak istediğinizi anlaşılır şekilde ifade etmenizi beklerim.

    YanıtlayınSil
  4. Evet özür diliyorum saçma yorumum için!

    İşte böyle anlamsız veciddiyetsiz yazınca böyle oldu!Çok üzgünüm!

    Ne ki bu film?Sorum en sonda tavsiye ettiğiniz film ile ilgili idi!Yani benim bile şu an,anlayamadıım bir neden ile,sizin o surumu anlayacağınızı sanmışım!

    "zeitgeist" Nasıl bir film?Bunu öğrenmek istiyorum

    Saygılarımla

    YanıtlayınSil
  5. @zehirli örümcek: haddinden fazla "ukala" bir cevap olduysa asıl ben özür dilerim. hatta özürüm şu ki: bu gün hiç sigara içmedim; kalan hayatım boyunca da içmemeye karar verdim...
    yazı kısa animasyonla ilgili olduğu için yorumunuzu da onunla ilgili olarak algıladım...
    zeitgeist bir belgesel. ben de buradan gördüm; filmi e-mule aracılığıyla indirdim ve divxplanet'den altyazısını buldum. üç bölümden oluşan bu belgeselde, hristiyanlık, 11 eylül saldırıları ve genel olarak amerikan şirketlerinin (güç odaklarının) planları deşifre ediliyor.
    saygılar benden...

    YanıtlayınSil
  6. Rica ederim efendim!Sizin bir ukalalığınız söz konusu değil!Benim yorumum çok cılız ve anlamsız olmuş!

    İlgili yorumuma karşı en güzel cevabınıız vermişsiniz!Kendimi yorum yazarken;blog sahibine ve ziyaretçilerine karşı saygılı olmaya davet ediyorum.LÜtfen tekrar bağışlayın!

    Sevgi ve saygılarımla :)

    YanıtlayınSil
  7. :) birbirinize yazdığınız yorumları okudum, sevgili devrim sana bulaşmamak lazım...asabiyet gelen günlerce artacak sanki...

    doğru yoldasınız...destekçiniziz. ben şahsen ve kendim..

    YanıtlayınSil
  8. nefret ediyorum sigaradan ve tüm asabiyetimi sigara üzerine yöneltmek istiyorum; bir çeşit telkin işte...

    zehirliörümcek'i (biraz da ondan kaynaklanıyor) yanlış / eksik anladığım için "ukala" damarım kabardı ancak belli ki kendisi gayet mantıklı ve iyi niyetli...

    YanıtlayınSil