11 Mayıs 2008

kırık tavuk

* kutu biraları (küçük olan kutu biraları) o kadar aşağılıyormuşum ki, normal kutu kola ile aynı boyutta olduklarını fark edince şaşırdım; ben daha küçük diye düşünüyordum. şu var: üst üste beş altı kutu kola ya da fanta bilemedin sprite içebilir miyim? mümkün değil.. belki de bu yüzden "hadi len" dedim yıllarca küçük kutu biraya... yirmi yirmibeş kutu kola içebilir miyim? çok ciddi bir teklifle ya da tehditle gelmeleri gerek karşıma... o halde? bira sözkonu olduğunda, insan çüş noktası çalışmayan canlıdır. (hepsi değil, bazısı)

* kill bill, ikinci bölüm sonunda bill'in superman monologu ile ne yapılabilir? yani "ha ha", tamam da, bana da bir şey demek istiyor mu? gerçi benim superman yüzüğüm falan yok! yine de üzerime alınabileceğim noktalar vardır. şu diziyi severim, şu şarkıcıya hastayım, şu filmi yüz kere izledim dersin ya; demezsin de, dersin diyelim, işte aslında hep bir mesaj vermeye çalışıyorsundur. elbette uçamıyorsundur, o kadar da rahat (geniş, komik, eğlenceli) bir insan ya da bir "erdem kataloğu" değilsindir. insan sürekli kendini kandırma eğilimindedir; bir de dış dünyaya anlattıkları, sundukları! yahu bırak konfigure etmeye (ayar vermeye) çalışmakla geçirme kısacık zamanını, eğlen geç; elbette sahtekarız, hep akıllıyıss, ciciyisss, kıymetliyisss...

*yüksekliği ve yaslanma açısı ayarlanabilir bildiğin normal bir "bilgisayar koltuğu" aldık bu gün. kutudan çıkardım ve kardeşimle parçaları birleştirmeye başladık. yaslandığın (lafın gelişi, ben yaslanacağım sadece) tarafını oturtamadık bir türlü. kardeşim "eeeh" deyip gitti, koltukla başbaşa kaldım. "neden böyle yapıyorsun, salak herifler bir not bile bırakmamışlar, şurasını şöyle burası böyle diye, bari sen işimi kolaylaştır" dedim. cevap vermedi, ben de şiddet kullandım. anlamsızcasına yerine oturdu parça. test ettim tekrar; olmuş işte...

*artık "şöyle bir kısa film gördüm, süpermiş" ya da "böyle bir sanatçı keşfettim, müt'iş çizimleri var" içerikli şeyleri, olabildiğince (ve genellikle,) ya "faydalı eserler" başlığı altında, "sanatçının sitesi"ne bağlantı olarak ya da "google reader paylaşım" başlığı altında sunacağım. şimdi karar verdim. eğer bir şeyler çizersem yayınlamamazlık etmeyeceğim bir de... çok önemli bir şey duyarsam, ne bileyim grim fandango'nun soundtrack albümünü tamamen indirebileceğin gibi, söylememezlik etmem tabii... (ben yeni gördüm/indirdim. sen de grim fandango'yu yeni duyduysan hiç zaman kaybetmeden konuyu araştır derim)

3 yorum:

  1. Koltuk kullanım kılavuzu "Türk Gücü".Demek ki yıllardır;bozulan tv lere tekme tokat,kapanmayan dolap kapağına yumruk harbiden faydalıymış.Tabi o sırada mağaza sahibi olsa yada ürünü üreten;bir güç gösteriside ona yapmak lazım!

    Oyunu bakıverdim viki'den!

    YanıtlaSil
  2. kullanım kılavuzu eksikliği şiddet doğurabiliyor...
    öyle derler(?) ama, şiddet anlamanın/anlaşmanın olanaksız olduğu yerde ortaya çıkar...
    neyse, alt tarafı koltuk, daha sonra yalakalığın kralını yaptı, yapmaya da devam edecek...

    YanıtlaSil
  3. O ıfak kutu bira gerçekten de kutu israfı, o kadar içeceksen hiç içme, daha fazla içeceksen büyüğünü al. Kimin aklına geldiyse saçma fikir ufak kutu bira.
    Ben o ayarlanabilir, sandalye görünümlü koltuklara kılım. Onun yerine direkt koltuk kullanıyorum, bildiğin salon koltuğu, büyük hertarafı yastıktan müteşekkil, oturdumu kıçın şeklini alanından.
    Lucasarts adventure yaptıysa oynanır. Bu arada lafı açılmışken monkey island'ı herkes biliyordur ama Full Throttle'ı da tavsiye edeyim.

    YanıtlaSil