12 Mart 2009

dünya gezegenine genel bir bakış

sadece insanlık beni kesmiyor. o bakımdan, aramızda konuşurken "uzaylı" dediğimiz, ama aslında "dünya dışı akıllı yaşam formu" dememiz gereken varlıkları da göz önüne(?) alıp, tamamen onlara yönelik bilgi paylaşımlarında bulunmaya karar verdim; biraz önce tuvalette, penguen mizah dergisinde, kaan sezyum'un "oy-yes" köşesinde okuduğum, "bize de böceklere bakar gibi bir takım üst bilinçler baksa, ne dalga geçerler acaba?" sorusunun çağrışımı neticesinde... (evet sevgili dünya dışı akıllı yaşam formu, "ne bu, uzun ve karışık cümleler, okumam ben bunun gerisini!" diyorsan sen kaybedersin... ben sana akıllı yaşam formu diyorum sen ne yapıyorsun! ayrıca her defasında "dünya dışı akıllı yaşam formu" yazmak sıkıcı, bundan sonra "uzaylı" diyeceğim ben de herkes gibi...)

gezegenimize bir amaçla ya da kazayla gelmiş uzaylıların, yeterince gözlem yapma şansına sahip olduklarını düşünüyorum. tamam onlar da cici ama asıl hedefim, sizler, gezegenimizde bulunma şansına sahip olmayanlar. uzayda yaşayan siz uzaylıların gelişmiş teknolojisi sanırım gezegenimizin internetini takip etmeye yetecek düzeydedir? [uzaylı dediğinin teknolojisi illa ki gelişmiş olmalı!] bir uzay gemisine ya da evreni inceleyen bir bilgisayara firefox yüklemek zor mu? her neyse, bu satırları okuduğuna göre, öyle bir sorunun yok demektir....

öncelikle kendimden ve aslında insanlıktan bahsetmek istiyorum. yüz elli hadi iki yüz sene önce olup bitmiş her şey. özellikle fotoğraf makinesinin (ve diğer kayıt cihazlarının) keşfinden önce epey eğlenceliymiş gezegenimiz. ne zaman ki kayıt cihazları bulunmuş (ve ayrıca "bilim" denilen saçmalık) işte birden tüm acayiplikler sona ermiş. yani aslına bakarsan, dünya aynı dünya ama şimdi bir acayiplikten bahsedildi mi, hemen "var mı kaydı?" diye soruyoruz; öyle pat diye inanmıyoruz. gerçi yine de ota boka inanan ve hatta bir kanıt görme ihtiyacı duymayanlar çoğunluktadır ama siktiret onları; onlarla bir işin olmaz...

uzaylı denilince aklımıza iki ana şey geliyor: birincisi, kayıt cihazlarının bulunmasından çok önceleri yapılmış ya da meydana gelmiş şeylerin arkasında sizin izlerinizin olduğunu düşüncesi. mısır piramitlerinin, peru (ve inka) kültürünün, eski mağara çizimlerinin, hatta semavi (semavi, gökle ilgili göğe ilişkin demek) dinlerin bile ardında hep siz varsınızdır bazılarımıza göre. akla gelen ikinci şey ise, bulanık ve titrek, asla net olmayan fotoğraf ya da video görüntüleridir. bunlar zaman zaman popüler olur, üç beş ayda bir yenisi çıkar... bir çoğunun düzmece olduğu kanıtlanmıştır ancak bilim kurumları da hükümetler de son noktayı koyamamışlardır. bununla beraber, sizin de son noktayı bir türlü koymamış olmanız düşündürücüdür. tüm bunların ötesinde, kapa gözünü ve bir uzaylıyı düşün deseler, çoğu insan, yeşil renkli, büyük gözlü, koca kafalı, küçük ağızlı ve ya çok kısa boylu ya da uzun ince hayal eder seni. oysa öyle değilsindir, bundan hiç şüphem yok! ama elden bir şey gelmiyor: veriler ve tasarımlar sana dair öyle bir imaj oluşturmamıza neden oluyor...



kabaca bir giriş yazısı oldu bu. daha sonra, insan kültürü ve gezegenimize gelince dikkat etmeniz gerekenler konusunda birçok şey anlatacağım. bizim, "bunu herkes biliyor zaten" diye düşünüp, hiçbir yerde anlatmaya gerek duymadığımız ancak sizin için bazıları hayati önem taşıyabilecek bir dolu şey var. google, ekşi sozluk, wikipedia falan yeter bana diye hiç düşünme yani... onların hepsi bize hitap ediyor, aramızda konuştuğumuz şeyler...

bu arada hem gezegenimizden hem de uzaya gönderilmiş aletlerden size bazı mesajlar gelmiş olabilir. bu sinyal ve mesajlara henüz bir cevap vermediğinizi biliyoruz, verdinizse de bize bir şey söylemedi yetkililer. işte ben de bu ilk yazımda size kendimce bazı mesajlar iletmek istiyorum. üstelik onlar gibi sıkıcı ve tekdüze şeyler de değil benden alacaklarınız...



ilk önce insan ne hırt bir yaratıktır konusunda şimdiye kadar yazılmış en gerçekçi kitabı okumalısın. louis ferdinand céline isimli bir fransızın yazdığı, gecenin sonuna yolculuk isimli kitaptan bahsediyorum. hemen akabinde, uzay gemini başka bir yöne çevirmeden önce yani, douglas adams isimli bir ingilizin yazdığı otostopçunun galaksi rehberi serisini oku. (hem bu aralar epey indirimli...) tereciye tere satmak gibi gelmesin ama! (aslında o da sadece insanları anlatır.) daha sonra da, öylesine, sadece gülmek için, zeki alasya ve metin akpınar'ın, bir "devekuşu kabare" oyunu olan "geceler"i dinle. izle demek isterdim ancak malesef onun bir video kaydı yok.

şimdilik bu kadar, devam ederim ama...

görseller:
dünya gezegeni: ixrevivalxi.deviantart.com
mutlu çift: pysse holmberg
diğer ikisi: bilmiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme