07 Mayıs 2010

"kullanım sözleşmesi"

bu yazıyı okumaya başlamış olan kişi aşağıdaki şartları kabul etmiş sayılacaktır. "sırf okumaya başladım diye ne diye şart şurt kabul edecekmişim kardeşim!" gibi çıkışlar görmezden gelinecek ve "ne olur yani iki dakika sanki öyle olacakmış gibi düşünsen, etin yağın mı erir?" denilerek kullanıcı insanlığa davet edilecektir. edildi.
1. asla okumadığın kullanım sözleşmelerini de insanlar yazıyor, bi' saat uğraşıyorlar; karşılarına çıkan kullanım sözleşmelerini kendileri de okumadıkları halde, yine de yazıyorlar çünkü yarın öbür gün "aman efendim sizin programı, işte neyse onu kullandım bilgisayarım bozuldu, ahlakım çöktü, anamı babamı tanımaz oldum, allah belamı verdi" gibi saçma sapan laflarla birilerinin karşılarına çıkmasını istemiyorlar. ha, çıktılar mı, işte diyecekler ki, "oğl'm, o kadar yazdık lan, bizi bağlamaz dedik, sen de tamam ya da devam tuşuna bastın, bastın mı, bastın ki ağlıyorsun, ne oluyor bu durumda, 'biz demiştik!' diyoruz ve geçiyoruz..."
2. yani gerçekten de bir tek kurumun, kuruluşun, şunun bunun bile o aptal kullanım sözleşmelerinde eğlenceli, ilginç tek bir şey bile yer almıyor mu? insanlık olarak bu seviyedeyiz ha? koskoca photoshop'sun ya da ne bileyim bir bilgisayar oyunusun, şöyle mi düşünüyorsun: "şu teknik, hukuki kısımları geçelim de işimize gücümüze bakalım." yani, tamam, kimse okumuyor, yazan bile bir daha okumuyordur, eh, hani olur ya, bir şiir ya da öykü yazarsın, defalarca okursun, öyle bir şey de değil demek ki, yaz kurtul, nasıl olsa kimse okumayacak.
3. madem kimse okumayacak, en azından benim birazdan dördüncü maddede yazacağım şeyler gibi bir şey yazsan ya, kimse sana dava açmaz öyle yazdın diye zaten kimse görmez bile, eşine dostuna, arkadaşlarına gösterirsin, "koskoca google'da çalışıyorum, bi' allahın kulu fark etmedi lan, 23. maddeye fıkra ekledim, hahaha!" diye... hem böyle şeyler yapma, hem de "hayat sıkıcı, pazartesilerden nefret ediyorum, keşke cuma olsa hemen!" gibi, hayal gücü yoksunluğu belirtisi sayılabilecek armutça laflarla isyan et!
4. "çok yalnızım; bazen nereye baksam üzerime acı fışkırıyor. yüzümde hep yapmacık bir gülümseme var. bazen tuvalette ayna karşısında kendime karşı bile gösterdiğim boktan bir ifade işte! hepsinden, herkesten nefret ediyorum ama gülümsemek zorundayım, "günaydın"ları karşılamak, hayata dair sohbetlere karşı ilgili görünmek zorundayım, yoksa dışlanırım. ilgileri ya da dostlukları umrumda değil; dışlanırsam, bir zımbayı bile esirger piçler benden, yok derler, bozuk derler, illa bir şey uydururlar, o yüzden uyumlu ve hatta sevimli görünmem gerek ama yalnızım işte, nefret doluyum, kendimi kurtarmak ve hepsini yok etmek istiyorum, ben iğrenç sistemin bir sülüğüyüm, hahaha, yok lan, inandın mı yoksa, hahaha, hayır be, bok gibi para kazanıyorum ve herkes tarafından seviliyorum, keyfim ve sağlığım yerinde, sırf sen "aha ötekinin ne boktan, zavallı olduğunu gördüm, dur hemen bunu diğerleriyle paylaşayım!" heyecanına kapıl diye üfürüyorum. sana ne yahu, okumasana, işin gücün mü yok, kullanım sözleşmesi okunur mu be manyak?"
5. yok işte öyle bir şey, yani yoktur heralde? asla bilemeyeceğiz! bir kullanım sözleşmesini okumak için insanın gerçekten sorunlu olması gerekir gibi geliyor bana. en başta, insan "ne diyebileceğini biliyorum, heh!" deyip geçer. ya da, "bana ne lan, ben zaten illegal yollarla sahip oldum bu programa, bir de senle mi uğraşacağım?" der. ya da, "bir köstek olmasan da hızlıca kursam şu programı" der çünkü günümüz insanı biraz manyaktır, programın yüklenmesinden haz alır, ilerleme çubuğunu izler keyifle, bir yandan bilgisayarının donanımsal kapasitesini tartarak, evet çok acayip; p*rn*grafik materyalleri bilgisayara indirme işi ile o materyallere bakmak aşağı yukarı eşit haz verir zamanın insanına.
6. her neyse, işte bu maddeleri okumakla şeyin şey olduğunu kabul ettiğini varsayıyorum ve "işte oralar da öyle" diyerek konuyu belirsizliğin sevimli bahçesine atıyor, "şunu altıda bırakmayıp şöyle on maddeye kadar çıksaydım keşke, daha bir şey, işte bir şey görünürdü be" diyerek sahte bir hayıflanma duygusu yaratmak istiyorum. [öyle olmamıştır tabii]

2 yorum:

  1. Ellerine kollarına sağlık, ne eğlendim okurken, hatta 4. maddede tam da dediğin gibi, ahh yazıııkkk, bak beterin beteri var demeye başlamışken avladın beni... Güzel geçsin günün, kalemine sağlık...

    YanıtlaSil