28 Nisan 2010

romain gavras - born free

daha önce justice için stress isimli parçaya video çeken (daha doğrusu, bir de o videoyu biliyorum) romain gavras, m.i.a. için "born free" isimli parçaya video çekmiş. öyle bir duruyor ki, sanki yönetmen müzisyenlere yardım etmiyor da, müzisyenler yönetmene destek çıkıyorlar. ya da belki de, aklıma sinir bozucu, sarsıcı, şiddet dolu bir video fikri geldi deyip, romain gavras'ın yanında alıyorlardır soluğu: "bunu senden başka kimse çekemez!" neyse, işin o kısmıyla yani müzikal ve müzik endüstrisi kısmıyla pek ilgilenmiyorum.
yıllar önce, south park'ın "ginger kids" isimli bir bölümünü izlemiştim (9. sezon, 11. bölüm). işte o bölümde, her türlü pisliğe yatkın eric cartman, sırf nefret ettiği kyle'ı aşağılayabilmek için, kızılları hedef alan (çünkü kyle'ın saçları kızıldır) ipe sapa gelmez, nefret dolu bir sunum yapıyor derste. çoğunluktan farklı görünen kızıllara karşı, sırf farklılar diye önyargıyla yaklaşan okul arkadaşlarından da destek alınca, kyle, cartman'ın zırvaladığını ispat etmek için biraz araştırma yapmak ve bir karşı sunum yapmak zorunda kalıyor. her ne kadar bilimsel kanıtlarla cartman'ı yalanlamış olsa da cartman okuldaki çocuklara nefret aşılamakta başarılı oluyor. yani teoride zehir gibi olan kyle, pratikte canavar cartman'a yeniliyor. bunun üzerine gizlice bir gece vakti (oturdum south park anlatıyorum! neyse başladım bir kere) işte bir gece vakti kyle ve ekibi cartman'ın saçını kızıla boyuyorlar ve yüzüne kalemle çiller yapıyorlar. sabah uyandığında kendini son derece kızıl bulan cartman çıldırıyor ama asıl zorluğu okulda yaşıyor: kendi yarattığı düşmanlığın hedefi oluyor. hangi renge bürünürse bürünsün iğrenç bir yaratık olduğundan, tüm kızılları örgütlemeye başlıyor, işte, biz büyük bir ırkız, seçilmişiz, özeliz, diğerleri düşmanımız falan fıstık...
şöyle sesleniyor daha düne kadar işlerine güçlerine bakan ancak aslında kendisi yüzünden hor görülen kızıllara:
"dışarıda bize karşı ne kadar nefret olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. bizim gibi muhteşem insanlara karşı öfke! ve bu nefretten çıkarabildiğim tek şey, nefrete daha büyük bir nefret ile karşı koymaktır. biz bu toplumu ucubeleri değiliz, bizim dışımızda herkes öyle! kızıllar seçilmiş insanlardır. seçilmiş ırk! ve biz bütün dünyayı ayak takımı ve koyu tenli sıçanlar olarak görmeliyiz!
"kızıl dostlarım! hiç nefretin olmadığı bir dünyayı hayal ediyorum! bir dünya ki herkes kızıl! ve o zaman, hep beraber kızıl olmayan tüm çocukları toplamalıyız ve onları yok etmeliyiz!"
çok saçma değil mi? ama komik mi, komik. tüm bunların ötesinde, şahane bir insan ve anlayış eleştirisi. zaten south park güldürürken düşündüren bir yapımdır ya da güldürürken küfrettiren ya da güldürürken kola içirten ya da öyle bir şey...
araya parça atmış gibi oldum ama hayır, bağlantı hazır: bu south park bölümünde ortaya serilen insan anlayışı, başka bir zihniyet (romain gavras) [tam bu noktada, nasıl bir zihniyet: justice - stress] tarafından, neredeyse aynı malzeme kullanılarak ama hiç de mizahi açıdan değil, oldukça sinir ve moral bozucu bir şekilde ele alınmış. nasıl ki south park her bünyeye uygun değilse, bu video da her bünyeye uygun değil.
[gerçekten değil!]

1 yorum:

  1. insanların herseyı kendılerıne uyduracak sekılde bır kılıf bulamalarına güzel bır örnek. dünyada nefret olmasın herkes kızıl olsun:=) süper bı çözüm gercekten

    YanıtlaSil