04 Kasım 2008

cennetin ışıkları

mutfakta kendisine omlet yaparken mutlu mutlu gülümseyip hayaller kurarak şarkı söyleyen kızı, soluk turuncu renkli eski koltukta hayal eden sakalını yeni kesmiş delikanlıya sanki bir şeyler söylemek istermiş gibi yanaşan kedi, delikanlının kucağına sıçramadan önce bir tereddüt geçirmişti. delikanlı kucağındaki kedinin tüylerinde parmaklarını gezdirirken, mutfakta kendisine omlet yapan kız, aceleyle ocağı söndürüyordu çünkü yemeğini yakmıştı. delikanlı gülümsedi; kızcağızın tavayı temizlemesini, ocağı yakmasını, tavaya yağ koymasını ve iki yumurta kırmasını, gözlerini kapayarak izledi. kız yine mutlu mutlu gülümsemeye ve hayaller kurarak şarkı söylemeye başlamıştı.

açık pencereden serin bir hava mutfağı dolduruyordu; dışardan, oynaşan-kavga eden kedilerin sesleri geliyordu. kız omleti bir tabağa koydu ve tuzladı. duran bir otobüsün belki de bir çöp kamyonunun fren sesi duyuldu. küçük tahta masada yumurtasını yerken mutlu mutlu gülümseyen ama şarkı söylemeyen kız, karanlık bir odada, kocaman bir pencerenin önünde, turuncu renkli eski bir koltuğa oturmuş, kedisini seven, sakalını yeni kesmiş bir delikanlıyı hayal ediyordu.

hayal kuran kızları, delikanlıları, kedileri ve omletleri, çöp kamyonlarıyla otobüsleri, serin havaları ve tavaları , karanlık odalarla mutfakları ve hepsini; kalabalık ve gürültülü bir barın tuvaletinde, kustuktan hemen sonra duvara yaslanmış, kesik kesik soluyan bir adam hayal ediyordu. oldukça fazla içmişti ve sadece üç buçuk dakika ömrü kalmıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme